MEHMET's profileseni anlatmak istedim am...PhotosBlogListsMore Tools Help
namaz ve duaların detaylı anlatımı

seni anlatmak istedim ama kelimeler yetersiz kaldı dakikalarca düşündüm düğümlendi kelimeler yetmedi aklım sadece sen diyebildim

ve son sarılışımızda vedalaşırken içim acıyo demiştim ya o acı hala terk etmedi beni bu acı bana hala hayat veriyor

Essalâtu vesselâmu aleyke Yâ Rasûlallâh...

No list items have been added yet.
 
 
img265/2158/besmele56386mf8.gifimg368/6914/96865214pe1.gifimg368/7190/y1p5ahkr25gpx8jmtyuuewvif8.gifimg215/9761/y1p8yueuflmfkzseut672spbs8.gif
 
img507/4229/bismillahirravv8cg4.gifimg528/5775/baterfhw5.gifimg528/7755/bl62cn8gb8.gifimg258/5109/gulua3.gif
img88/1167/nvbnnnbnrm4.png                  img521/6277/hosgeldiniz1jzqz1wu9fx8vw6.gifimg187/8034/benyenkt7.jpgimg442/939/yussssrh7ew4qy6.gif
 
   img258/7434/mlmnnoe3.jpg   img368/9271/y1p5ahkr25gpxdxw715ewdpgj0.gif         img45/5471/bastonlarlogoxj5.gif            img368/813/y1p5ahkr25gpxy9mnb4yotdvh7.gif
 
 
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
turanwrote:

Young captain – turan altunsu

http://turanaltunsu.spaces.live.com

DOĞUMDAN ÖLÜME RAKAMLAR

YAŞ 5 Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu öğrendim.
YAŞ 7 Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.
YAŞ 12 Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.
YAŞ 13 Annemle babamın elele tutusmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini öğrendim.
YAŞ 15 Bazan hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.
YAŞ 18 İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim.
YAŞ 24 Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.
YAŞ 33 Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.
YAŞ 36 Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil benim kendi hakkımda ne düşündüğüm olduğunu
öğrendim.
YAŞ 38 Eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.
YAŞ 41 Bir insanın kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini öğrendim.
YAŞ 44 Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim..
YAŞ 46 Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi öğrendim.
YAŞ 49 Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim.
YAŞ 50 Sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.
YAŞ 53 İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.
YAŞ 55 Küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini öğrendim.
YAŞ 64 Mutluluğun parfum gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.
YAŞ 70 İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.
YAŞ 82 Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına basağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.
YAŞ 90 Kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.
YAŞ 95 Öğrenmem gereken daha pek çok şeyler olduğunu öğrendim.

Ben burada bir şey anlatmak istemiyorum. zaten sen anlayacak kadar zeki birisin. Ben öğrenmeye çok geç başladım. Sana tavsiyem sen geç kalma.

Bana müsaade, geminin kaptana ihtiyacı var nede olsa…!!!

Jan. 1
selamlar cümleten güzel alan saygılar...
 
Nov. 22
Nesil SANLAVwrote:
...değerli dostum...
...size can verenlere şükran olsun,
   ruh verenlere hamd olsun,
...ocağınız bereket dolsun,
...elleriniz dert, gözleriniz namert görmesin,
...yaşamınız boyunca dostlarınızla,
   sevdiklerinizle yar olun, bir can olun...
...her gününüz kandil, bayram olsun...
...bayramlarınız kutlu olsun.
...esen kalın...
 
 
Aug. 17
 
SELAMUN ALEYKUM KARDEŞİM HAYIR KAPILARININ AÇIK
OLDUGU RAHMET YAGMUR LARININ YAGDIGI ŞU MUBAREK
GÜN VE GECELERDEYAPTIGIMIZ HER GÜZEL SEY BİZLERİ BIRAZ
DAHA RABBIMIZE YAKINLAŞTIRSIN SELAM VE DAU İLE
CUMAYI ŞERIFIMIZ MUBAREK OLSUN
 
MERDİVENİN BASAMAKLARI
  
   Ahmet Alemdar
  
   “Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden...” diyor Ahmet Haşim. Ruhumuzun susuzluğunu giderebilmek için hayatı ve hayatın her karesini yudum yudum içebilmek... Hayatı ‘ân'ın içinde yaşayabilmek... İlerleyen her dakikayı hayatın bir basamağı olarak görüp, her bir basamakta hayatın bütünlüğünü yakalayabilmek...
   Çiçeklerle bezenmiş cenneti hissettiren bir bahçedeki her bir çiçekte bütün çiçekleri görebilmek... Ulu bir dağda bir arada bulunan çam ağaçlarının muhteşem bütünlüğünü, tek bir ağaç olarak temaşa edebilmek... Bu çam ağaçlarının tatlı bir esintiyle hep birlikte çıkardıkları uğultudaki zikrin yankısına şahit olabilmek... Bir kuşun tek bir ötüşünde ilâhi alemin sadasını duyabilmek...
   Cemâl'in tecellisi olan bir gülistanda gül seyrinde iken, ruhumuzu efsunlayan bir goncanın kokusunu kalbimizin derinliklerinde hissedebilmek... Bir bağdan kopardığımız bir üzüm salkımındaki tek bir taneden sonsuzluğun lezzetini tadabilmek...
   ‘Ân-ı dâim' üzere olmak, varoluşun bütün gerçekliklerini açık bir idrakle ve derinlemesine algılayabilmek midir acaba? Hem bütünün her bir ayrıntısını, hem de her bir ayrıntıdaki bütünü hissediş... Evimizin üst katına ulaşabilmek için merdivenden çıkarken her bir basamağın hakkını verebilmek... “Merdiven ayak ayak çıkılır” diyen atasözümüz kalbimizde ve zihnimizde ne de güzel çağrışımlar yapıyor!
   Merdivenle evimizin üst katlarına doğru çıktıkça, gönül dünyamızın derinliklerine doğru bir yolculukta olduğumuzu hatırlayabiliriz. Tabii olmayan dünyamızın dışına çıkmak için bir ‘ân' olsun, yüzme bilmeyen bir kişinin boğulmayı göze alıp denize atlaması gibi, maskelerimizi atıp içimizdeki büyülü merdiveni arama cesaretini gösteremez miyiz?
   Mazi ve müstakbel hakkında sürekli yaptığımız tahlillerimiz, evimizde kütle halinde dev bir yığıntıyı oluşturmakta... Keşke'lerle ifade edilen pişmanlıklar bizi nasuh tövbesine götüremiyorsa, merdiveni çıkmıyoruz demektir. Keşke'siz bir hayat için merdivenle çıkabileceğimiz üst katların özlemini çekmemiz gerekmez mi?
   Merdivenin basamaklarını tırmanıyor olmak, sürekli yenilenmek demektir. İnsan merdivendeki her adımı ile bir öncekini geride bırakmıştır. Her bir basamak, ruhumuzda açılacak yeni ve temiz bir sayfa demektir. Ancak hayatımızın bu yeni karesinin, öncekilerin izini taşıyacağını da unutmamalıyız. Bir üst basamak, önceki hataların giderilmesi, iyiliklerin çoğaltılması, basiretin artması, mükemmele doğru gidiyor olduğumuzun idrak edilmeye başlanması anlamına gelir.
   Ürdün'ün sınırları içerisinde, M.Ö. 4. yüzyıl Nabatîler'den kalma, ‘gül şehir' anlamına gelen Petra isimli antik şehirde bulunan manastıra, 800 basamaklı merdivenden yukarı çıkılarak ulaşılabilmektedir. Ülkemizdeki Sumela Manastırı'nı gezebilmek için de, patikayı oluşturan uzun bir merdiveni tırmanmak zorundasınız. Irak'ta bulunan, Abbasîler döneminin hatırası olan ve 38 bin metrekarelik yüzölçümüyle dünyanın en geniş camii ünvanını taşıyan Samarra Camiü'l-Kebir'inin dıştan merdivenli koni biçimindeki Malviya adlı minaresi, 402 basamaklıdır. Mimarî yapılardan verdiğimiz bu örnekler, merdivenden basamak basamak yükselirken ödenmesi gereken bedele mi işaret etmektedir?
   Koklamak istediğimiz çiçek, Everest'in tepesinde ise oraya tırmanmayı göze almak... Yüksek bir duvarın üstünde küçük bir saksıda bulunan ve yetişmesi için sulamak istediğimiz çiçeğe merdivenle ulaşabilmek... Ya bu merdivenin basamakları çiçeğe ulaşmamız için yeterli değilse!
   Mirac, merdiven demektir. Mirac, Rasulullah s.a.v. Efendimiz'in, mekânsızlık alemine götürüldüğü gecenin adıdır. Bu mübarek gecenin hediyesi olan namazımız, ruh miracımızın merdiveni değil midir? Namaz için okunan her ezan, kılınan her namaz, namazın her bir rekâtı, bir rekâtta okunan her bir sure, surelerdeki her bir ayet, ayetin her bir kelimesi, ilâhi kelimeleri oluşturan her bir harf, bizleri sonsuzluğa yükseltecek mirac merdivenimizin bir basamağıdır.
   “Sonra, (neler olduysa oldu ve) çoğaldım
   Ve geceye indim gündüzün merdiveniyle
   Gecenin feneriyle suya!
   Su her zamanki gibiydi, sessizdi
   Sessizce açtı kapısını, incilerini verdi...”
   Şairimizin dediği gibi, ilâhi hakikatin özü olan ‘inci'ye, Cenab-ı Hakk'ın lütfuyla ulaşabilmemiz için, gündüz ibadetlerimizle, iyiliklerimizle, gülümseyişlerimizle çoğalabilmek, yani gündüz merdiveninden yükselerek gecenin sükûnetine vasıl olabilmek ne büyük bir mutluluktur.
   Rahmetin yeryüzüne dalga dalga yayıldığı mukaddes Arafat Dağı, Allah dostlarını Allah'a ulaştıran ilâhi merdivenin ilk basamağı mıdır? Bu mekândaki her bir dua ve ibadet, sonsuz güzelliğin başlangıcıdır. Devasa binalarda herkesin kullandığı merdivenlerden başka, sadece özel insanların kullanabildiği ‘arka merdivenler' vardır. Arafat Dağı, hakikatin arka merdiveni midir? Peki, merdivenden bu kadar söz ederken, merdiveni sıfırlayan asansöre ne demeli!
   Her insan, merdivenini sırtında taşır.
Aug. 7

 

Ey bu dünya kapısından içeri adımını atmış yolcu.
Nereye, nereye gidiyorsun..?
Sağına ve soluna bakınmadan, etrafında yaşanan hadiseleri tanımadan ve görmeden nereye gidiyorsun
Nereye gittiğini zannediyorsun..?
Nedir bu telaşın ey yolcu..!
Dur, biraz dertleşelim,
Çünkü ben de senin gibi ölümün araladığı perdeden içeri süzülmeye aday birisiyim.
Yani seninle yoldaşız..

Hele dur biraz dertleşelim, dertleşelim de hissettiğimiz yalnızlığın ya da hissedemediğimiz bizi bekleyen akıbetimizin ne olduğunu, bizi neyin beklediğini anlamaya çalışarak hayatımızı gözden geçirelim.

Ey yolcu, Allah (c.c.) seni kendisine itaat eden kullarından kılsın ve kendisinin tayin ettiği yoldan yürümeyi nasip etsin..!
Çünkü O’nun çizdiği yolun dışında kalan yollar nereye çıkar, nereye çıkmaz bilinmez..
Bu bilinmezlikler içinde nasihatlerin en durusuna, en berrak olanına, en mükemmeline, seçilmişlerin en yücesine yani kainatın efendisi Hz. Muhammed Mustafa Sallallahü Aleyhi Vesellem’e uymayı ve O’nu dinlemeyi nasip etsin

Ey yolcu bu yaşına kadar O’ndan bir şeyler öğrendin, O’nu dinlediysen ne mutlu sana
Yok eğer bu güne kadar bu pınardan su içmedin,
O’nun gül kokusunu içine çekmedin,
Kâinatı aydınlatan aydınlığına gözlerini kapadıysan bunca yıl ne yaşadın, ne gördün, ne kazandın..
Düşün, düşün be ey yolcu...!

MİRAÇ KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

i1.jpg

July 29
mehmetwrote:
eline yüreğine sağlık kardeşim güzel olmuş

July 28

Ya Rab!..

Kapına geldim, ölümle geldim… Eli boş, kalbi kara, yüzü kara geldim.

* * *

Dünya avuttu beni, oyaladı, eğlendirdi. Türlü ziynetiyle kendine çekti. Ben de daldım ona, unuttum seni, unuttum kendimi, unuttum öleceğimi…

Ama bak şimdi ölüm geldi, buldu beni…

* * *

Kimse etmedi bana, kendimin ettiğini… Ben kimseyi değil, ancak kendimi kandırdım. Şeytana uydum, nefsime kandım. “Ebedî yaşayacaksın!..” diye kendimi inandırdım. Yarına dâir ne planlar yaptım, ne hülyalara daldım.

Ancak bir akşam, güneş kızıl eteklerini daha toplamamıştı ki, çalındı kapım…

* * *

Oysa daha yapacak ne çok işim vardı, tadacak ne kadar lezzet, gezecek ne çok yer, toplayacak ne kadar güzellik vardı.

Elimde neler vardı, neler… Ama hiçbiri yetmezdi. Gözüm hep başkalarınınkine kayar dururdu.

Lâkin gözüm şimdi kendi yaptıklarına sâbitlendi.

* * *

Meğer ne kadar az iyilik yapmışım, ne kadar da az başkalarını düşünmüşüm. Hayatımı ne kadar da gafletle geçirmişim. Gençliğimi, zindeliğimi, gücümü, kuvvetimi, aklımı, zekâmı ne kadar da boş yere heder etmişim.

Artık nâfile… Geçen geçiyor, giden dönmüyor.

* * *

Pişman olasım geliyor, ama artık o da nâfile… Ölüm geldi, hayat bitti. Son perde indi ve gerçek hayat başladı. Benim yazdığım, kurgusunu yaptığım, sahneye koyduğum ve şimdi izleyeceğim hayat!..

“Keşke”si olmayan, gizlisi olmayan, dönüşü olmayan, müsveddesi olmayan hayat!..

* * *

Kapına geldim, ölümle geldim… Öldüm de geldim. Eli boş, kalbi kara, yüzü kara geldim.

Afvına geldim, lütfuna geldim, sana geldim;

Yâ Rab!..

 

HAYIRLI CUMALAR..

July 25
SELAMUN ALEYKÜM KARDEŞİM HAYIRLI GECELER HAYIRLI CUMAALAR SELAM VE DUA İLE
 
KARDEŞ MEKTUPLAR
  
   Ahmet Birler
  
   Aziz Kardeşim,
   Mükerrem ve Seçkin Dostum;
   “Gurbette yaşamak zor ve gurbetteki insanı en çok bir dost selamı sevindiriyor.” demiştin hatırlarsan. Ben de seninle son görüşmemizde sana daha düzenli olarak mektup yazacağımı söylemiştim; bu mektup o sözümü tutma gayretime rüzgâr olsun isterim.
   Biliyorum, gurbette olmak âdemoğlu için taşınası yük değildir, çetindir; insanın belini büker, sesini kısar, gözlerindeki feri soğurur çeker. İnsan, ait olduğu topraklara ait bir kokuya, bir sese -hatta bir gürültüye- bunlar olmazsa oralardan esip yetişen bir yele intizar edip durur. Dilerim ki bu mektuplarım seninle vatanın arasına girmiş olan sıradağları, göklere sığmayan kartallar gibi aşarak, bedeninle ülkeni ayıran denizleri, beyaz, uçarı bulutlar gibi geçerek sana ulaşır. Dilerim.
   Ama sevgili kardeşim, sen benden daha iyi bilirsin ki, sadece sen değilsin gurbette olan, hepimiziz. Evet, sen doğduğun ülkeni yıllardır göremeden, sabahlar, kuşluklar, ikindiler geçiriyorsun. Ramazanlar, bayramlar birer birer geçip gidiyor sana çarparak ve çocukluğunun mahallesindeki birçok şeyin nasıl olup da senin bu kadar uzağına düştükleri hakkında seni hayrete düşürerek. Sonra çocukların... Kayısı ağacına tırmanamadan, bir dilencinin eline para sıkıştıramadan, hatta mahalle camisindeki bazı huysuz amcalarından azar bile işitemeden büyüyorlar. Bütün bunların ne büyük mahrumiyetler olduğunu benim anladığımı biliyorsundur sanırım.
   Fakat, daha uzaktan, daha yukarıdan baktığında, manzarayı topluca görmeye çalıştığında, sen de farkedersin ki hepimiz gurbetteyiz. Hayır, sakın yanlış anlama, seni teselli etmeye çalışmıyorum. Hepimiz dünya gurbetindeyiz demek istiyorum. Her yeni günle birlikte, hissettiğimiz yabancılığı azaltmak için işlerimize, ailelerimize, günlük telaşelerimize, proğramlarımıza delice sarılıyor olsak da, biliyorsun ki bu dünyaya karşı duyduğumuz yabancılık hissini bir türlü silip atamıyoruz içimizden. İçimizden dedim, boşuna böyle demedim, hatta içimizin içinden demem lâzımdı. Rabbimiz, Sahibimiz, bizim yüce Sultanımız bu hissi bizim içlerimizin içlerine gömmüş. Arada bir yaptıklarıma, uğraşılarıma, gündelik hayatın baş döndürücü temposuna karşı şöyle biraz uzaktan baksam, “yahu ne oluyoruz” desem, “bütün bunlar gerçekten ama gerçekten yapmaya değer mi, yani bütün bunlar hakikaten hayatî işler midir” diye sorsam kendime, hemen hissederim o yabanıllığı. O zaman anlarım ki, ben gurbetteyim, yaptıklarıma gurbetteymişim gibi sarılmalıyım, ne daha fazla ne de daha az... Gurbet çünkü vatan değildir insana. İnsan ancak vatanına kök salmak ister. İnsan gurbetteki günlerini dolması gereken çilesi gibi, çabuk bitmesi umulan sayılı gün gibi, ayakta geçirilecek hafif hastalık gibi görmek ister. İnsan, hatta gurbete yerleşip kalmış olsa bile, oralarda iş güç, ev bark sahibi olmuş olsa bile, gurbette kalıcı olduğuna inanmak istemez. Çünkü vatan, insanın emdiği ilk süte karışmış olan annenin yediği buğdaydır, ki insan anne sıcaklığıyla pişmiş olan onu emer kanına katar. Çünkü vatan, insanın çocukken içine çektiği, havada yüzde yüz oranında bulunan maddedir. Çünkü vatan, insanın içine gömülmüş işlek bir çekirdektir ve daha, insanın içini boydan boya tutan bir sarmaşıktır.
   Şimdi dostum, demek istiyorum ki, bu dünyadaki vatanımız, bizim asıl vatanımızı hatırlatan bir mecazdır aslında. Biz bu dünyada bir yere yabancılık duyarak, yaşadığımız bu yabancılık hissiyle bir ibadet imkânını yakalamış oluruz. (Evet, bazen yabancılık hissini yaşamak da kalbin en muhlisane bir ibadetidir.) Böylece, biz vatan mefhumu üzerinde düşünme imkânını yakalamış oluruz. Ama yine bir de bakarız ki, vatanımızdayken bile bir başka vatanı özlemeye devam ediyoruz. İşte böyle, bu dünyadaki gurbetin ve vatanın bizde uyandırdığı duygular bizi eğitir, asıl vatan nedir, asıl gurbet neye demelidir, bunlar üzerinde düşünmeye sevkeder bizi.
   Dünya gurbeti kuyusuna sarkıtılmış ve tekrar yukarıya çekilmeyi bekleyen, ama boş dönmenin utancından başka bir şeyle de dolamamış olduğunu gören bir kova gibi hissediyorum bazen kendimi.
   Ya sen? Sen de bana yaz gurbet ve gariplik üzerine düşündüklerini.
   Ama asıl hissettiklerini yaz.
   Aziz kardeşim,
   Bu büyük gurbetimizde, inşallah birbirimize yabancılığımızı hafifleten dostlar oluruz.
   Selam ederim. Dualarda buluşalım.
   Nefsine yenik kardeşin...
July 25

CUMANIZ MUBAREK OLSUN DUALARDA BULUŞMAK DİLEĞİYLE..

July 18
Roses_+(26)Image Hosted by ImageShack.us Roses_+(26)
Terbiyenin temeli Niyet'tir.
Hak yolu kalple başlar. Kalp, karar merkezidir. Kalbin kesin kararına niyet denir. Niyet işin evvelidir. Niyet, amelden hayırlıdır. Niyet, samimiyettir. Samimiyet, bütün hayırların anahtarıdır. Yüce Allah her işimizde kalbe ve kalpteki niyete bakar. Niyeti güzel olan güzel sonuç alır; kötü olan, yolda kalır. Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v), bu konuda şöyle buyurmuştur.
“Hiç şüphesiz ameller ancak niyetlere göre değerlendirilir ve karşılık bulur.
Herkese niyet ettiği şey verilir.
Kim, hicretini Allah ve Resûlü için yapmışsa, onun hicreti Allah ve Resûlü için olmuştur.
Kim de hicretini elde edeceği bir dünyalık ve evlenmek istediği bir kadın için yaparsa, onun hicreti de niyet ettiği bu şeylere olmuştur. ”1
Bu hadis-i şerif, mükellef olan bir kulun yaptığı bütün ibadet ve işleri içine almaktadır. Bu hadisin beyan edilmesine sebep olan olay da konumuz için ibretlik bir olaydır. Rivayet şöyledir:
Mekke-i Mükerreme’de adamın birisi bir kadına talip olup onunla evlenmek istedi. Kadının ismi Ümmü Kays idi. Kadın adama Medine’ye hicret etmeyi şart koştu. Adam da hicretin fazilet ve sevabına ulaşmak için değil, sırf kadına kavuşmak için Mekke-i Mükerreme’den kalkıp Medine-i Münevvere’ye hicret etti. Görünüşte bu adam da diğer Müslümanlar gibi vatanını terk etti. Fakat diğer Müslümanlar bu hicreti sırf Allah ve Resûlü için yaptılar. Adamın durumu Resûlullah (s.a.v) Efendimize sorulunca, bu hadisi beyan buyurdular. Arkadaşları ona, Allah için değil de kadın için Medine’ye göç ettiği için: “Ümmü Kays’ın muhâciri” diyorlardı.2
Herkes, amelden önce niyetine bakmalıdır. Niyet Allah rızası olmayınca, ne yapılsa boştur; sahibine faydası yoktur. Ta ki niyetini düzeltene kadar.
Hadis-i şerifte niyetin önemi şöyle belirtilmiştir:

“Müminin niyeti amelinden hayırlıdır. Mümin (Allah için) bir amel yaptığı zaman kalbinde bir nur yayılır.”3
Bütün arifler, bu konu üzerinde çok durmuşlardır. Öyle ki, terbiye yolunda ilerlemenin veya geri kalmanın temelde niyete bağlı olduğunu söylemişlerdir.
Büyük veli Cüneyd-i Bağdâdî (k.s), bu mühim konuya şöyle dikkat çekmiştir:
“Manevi terbiyeye giren kimseyi hak yolunda gerileten, manevi yükselmesini engelleyen ve yolunu tıkayan şeylerin çoğu, başlangıç hâlinin ve niyetinin bozukluğundan kaynaklanır.”
Gavs-ı Sâni Hz.leri de bu konu üzerinde çok durmakta ve sık sık şu uyarıyı yapmaktadır: “Sizler niyetinizi Allah için güzel yapın, her işiniz güzel olur, güzel sonuç verir. Kulun güzel niyetini Allah bilsin yeter.”
Yine Gavsımız (k.s), niyet konusunda şöyle buyurdular:
“Bir insan sabah kalkınca, güzelce abdestini alsa, evinden işine giderken: “Ya Rabbi, sen Rezzâk-ı mutlaksın/bütün yaratıkların rızkını verensin. Biz çalışsak da çalışmasak da sen bizim rızkımızı verirsin. Lakin rızık için çalışmayı bize sen emrettin. Biz senin emrine uyup rızkımızı aramaya, kazanmaya gidiyoruz.” diyerek niyet etse ve bu niyetle işe başlasa, bütün gün boyunca başını secdeden kaldırmayıp nafile namaz kılan kimse gibi sevap kazanır. İnsan için bunu yapmak çok kolaydır. Bu sevabı kazanmak için güzel niyet etmek yeterlidir.”
Güzel niyetin güzel sonuç vermesi, amelin salih olmasına bağlıdır. Kötü amelde iyi niyet olmaz. Haram bir iş, iyi niyetle helal olmaz, yapana fayda vermez.
Münafık kimse, görünüşte güzel işler yapabilir; namaz kılar, hacca gider, sadaka verir, zikir çeker, fakat niyeti Allah rızası olmadığı için bunların bir faydasını göremez. Hatta bütün yaptıkları azap sebebi olur. Bu, münafıklığın cezasıdır.
Bir mümin, kötü bir işe niyetlense, fakat kötü işi yapmadan düşünse ve yapmaktan vazgeçse, bu davranışı kendisine bir sevap kazandırır. Günahı yaparsa, bir günah olarak yazılır. Günaha samimi olarak tövbe eden kimsenin ise, bütün günahları affedilir. Bütün bunlar, imanın kerameti ve faziletidir.
Mümin, iyi bir işe niyetlense de yapmasa, bir sevap kazanır. İyiliği yapınca, en az on sevap kazanır; bu sevap ihlasına göre yüz, yedi yüz ve daha fazlasına kadar devam eder.
Bütün ibadetlerin özü, Yüce Allah’a karşı samimiyet ve ihlastır. İhlassız amel, ruhsuz insan gibi ölüdür, faydasızdır.
Allah rızasını hedefe almayan hiçbir terbiye sistemi kulu Allah’a ve ebedi saadete ulaştıramaz.
Tasavvuf terbiyesinin hedefi, kulu ihlasa ve rıza makamına ulaştırmaktır. İhlas her işini Yüce Allah’ın istediği şekilde O’nun rızası için yapmaktır. Rıza da, Yüce Allah’ın her emrine ve tecellisine teslim olmaktır.
Bu yola Allah için girmeyen kimse, niyetini düzeltmeden bir fayda göremez. Niyeti güzel ve düzgün olan kimse, ameli az olsa bile fayda görür.
Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
 
“Allah’ın zikri ve Allah için olan şeyler hâriç, dünya ve içindekiler lanetlenmiştir.” 4
Baştan sona zikir ve edeb için kurulan tasavvuf terbiyesini, nefsinin kötü arzularına ve dünya menfaatine alet edenlerin hesabını Allah görür. Bütün peygamberler ve arifler ondan davacı olur.
Bu yol, hak yoludur. Bu yol cennet yoludur. Bu yol, terbiye yoludur. Bu yol, Yüce Allah’ın yoludur. Bu yol, nazik ve kıymetli bir emanettir. Ona ihanet edenin sonu felakettir.
s.sakı erol ,un areıfler yolunun edeplerı
July 14
islamiyetkur'an-i kerimhadis-i şerifler
hz.muhammed(sav)diğer peygamberlerimiz
tasavvufmekke-medinekudüsurfa
mubarek gün ve geceler
forumsesli ve yazılı chat-sohbet(islami)
ilahi-ezgi
hepsi ve daha fazlası www.islami-sevda.tr.gg 'de
July 8

GÜNEŞ “YARIN SINAVIM var” deseydi, “Bugün

çarenize bakın” deseydi, ne yapardık?  

Kalbimiz “Beni çok yordun. Bugünlük dinlenmek

istiyorum artık” deseydi?

Âlem dile gelse ve bahaneler sunsa, kabul eder 

miydik, bilmiyorum. Ama biliyorum ki, benim  

bahanem çok, benim yapılacak ‘çok’ önemli  

işlerim var. Hatta öyle ki, bugün sönsem de olur,  

yarın yine yanarım diyebiliyorum çekinmeden..  

Ama birşeyler yarım kalıyor böyle olunca. 

Dünyam karanlıkta kalıyor.  

Güneşe nefis verilmemiş ve her gün aynı ziyayı  

saçmak kendisine emredilmiş. Güneş de “Emrin  

olur Allahım!” deyip yanmış ve güneş olmuş.  

Dolunay, bir ayın ortalarına doğru ışıkla dolmuş ve  

sonra eksilmişse, hep emir yerini bulduğundan  

olmuş.

Güneş eğer keyfine bırakılsa, bir gün doğup bir  

gün doğmasa idi, bugün canım sıkkın, bugün  

yorgunum deyip sönse idi, ne olurdu?  

Hepimiz feryat figan isyan mı ederdik? Güneşe

“Sen yorulamazsın, yanmak zorundasın” der

miydik?

İşte böyle de, kendimize göre ortaya koyduğumuz

 bahaneler yersiz oluyor. İşte bunun gibi, varlık

nurları içinde en önemli yeri oluşturan insanoğlu, 

 güneş kadar önemli olduğunu unutuyor.

Ve böylece, bahaneler vazifeler önünde birer set

oluyor.  

Bahanesiz günlere,  

Güneş gibi ay gibi, istikamette olmaya varmısınız?

CUMANIZ HAYIRLI VE MUBAREK OLSUN  DUALARDA UNUTULMAMAK DİLEĞİYLE SELAMETLE...

July 4


Regaib Kandili

"Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir.
O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir. "
(Tevbe Suresi, 128) Allah (c.c) katında zamanların değerleri birbirine eşittir. Ancak öyle zamanlar vardır ki o zamanlarda öyle hadiseler olur ki, o vakte diğer zaman dilimlerinden daha üstün bir değer kazandırır. Receb-i şerîfin ilk Cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi'de bu müstesna zamanlardan biridir. Cuma geceleri böyle kıymetli vakitlerden biridir. Regaib Gecesi gibi iki kıymetli gecede biraraya gelince, bu gece dahada bir kıymetli oluyor. Bu gece, yalvarış ve yakarışların Yüce Mevla'ya sunulduğu ve O'nun rahmetinden af istenildiği umut, huzur ve müjde gecesidir. Allah Teâla'nın kullarına lütfunun çokluğu, kereminin bolluğu ve pek çok günahkarı bağışlaması sebebiyle bu geceye Regaib Gecesi" adı verilmiştir. Bu gecenin bu değeri nereden kazandığı hususunda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri; Hz.Amine validemizin böyle bir gecede Resulullah (s.a.v)'e hamile olduğunu anladığıdır.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) Regaib gecesinin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua eder, namaz kılar, oruç tutar, iyiliklerin her çeşidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Resulullah (s.a.v)'in Receb'in ilk perşembe gününü oruçla geçirdiği ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere on iki rekât namaz kıldığı kabul edilir. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasında kabul görmüştür.

Bu aylara "Çok sevaplı ibadet ayları" diyen Bedüzzaman şöyle işaret ediyor :

"Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamada üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar." (Şualar, 416)

İdrak ettiğimiz mübarek Regaib Kandili vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düşünceleri kalplerimizden atalım. İbadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularını frenleyelim. Gönül dünyamızı bulandıran haset, kin, düşmanlık gibi kötü duygulardan temizleyelim.

Unutmayalım!
Regaib Gecesi, üç aylar içinde kendisinden sonra gelecek olan Miraç, Berat ve Kadir Gecesininde bir müjdecisidir. Onun için bu müjdeciye kulak verip bu geceyi ve üç ayları iyi değerlendirilmelidir.
Resulullah (sav) buyuruydular ki: "Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri dönmez, kabul olunur: Receb'in ilk gecesi, Şâban yarısı gecesi, Cuma gecesi, Ramazan Bayramı gecesi, Kurban Bayramı gecesi."

Kandiliniz mubarek olsun selam ve dua ile...
 
 
July 4
ahmed akwrote:



“Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla”

 

 

EBRU MİSALİ

 

Suya çizdim asrının suretini

Bir damla kırmızı damlatıyorum yüreğimin fırçasından

Uzak diyarlarının ufuklarındaki kızıllığı andırması adına

Kızgın çöllerin ortasındaki en eşsiz vaha olan mescidin için

Yeşilin en güzel tonunu seçtim

Engin Ummanlardan rengini alan gökyüzü

Masmavi bir atlas gibi üzerini örtüyor şefkatle

Hicretinle ayrıldığın beldenin rengiydi

Hüzünle yaşanan hazan mevsiminin sarısı

Meftunun olan bulutlar sensizken

Grinin en koyu tonuna bürünmüştü

İkliminde boy veren güller

Mutluluğun tozpembesiyle tebessüm eder her bahar

Sırtını dayadığın ağaçlar gidişinle beraber

Çoktan yeşile veda edip kahverengiyle dost oldular

En sadık bekçin olan mağara ağzındaki güvercinin tüylerinde gördük

Beyazın en merhametli dokunuşunu

Hasret morlarımızı geride bırakıp

Umut eflatunlarıyla koşuyoruz asrına

Cehalet siyahının üzerini

Şefkat ve merhametinin aklarıyla boyuyoruz

Ebru misali

Hoşgörüyle dokunuyoruz fırçamıza

Devrindeki güzellikleri nakşetmek adına

Tıpkı senin yaptığın gibi Efendim

Batılı Haktan ayırmak için hoşgörüyle

Dokunduğun yürekler misali

Kadifemsi bir dokunuşla dokunuyoruz yürek denilen mana suyuna…

 

İLKNUR DOĞANAY

 

hayırlı cumalar kardeşim selam ve dua ile

 

http://www.bulindir.net/wp-content/uploads/2008/02/72fv9mh1.jpg

 

Ne yaparsak yapalım içine aşkı kattığımızda o işe Cenabı Hakk'ın sonsuz sevgisinden bir parçayı katmış oluyoruz.
O Vedud dur. hem seven hem sevilmek isteyendir.rızık verir, rızık istemez merhamet eder merhamet istemez vs.., fakat sevgi verir sevilmek ister.
’’O onları sever ,O da onları sever.’’

Aşk acıyı bala dönüştüren iksirdir.bu iksiri bulanların en büyüğü de hüzünlerin peygamberidir.bin sevincin veremediğini bir acı verebilir.
Acını Aşk santralinde bitimsiz bir enerjiye dönüştürmeye bak.hatırla ki kalp nükleer güç merkezidir.umuttan sözettiğin herdem AşK dan söz ediyorsundur.çünkü umut aşkın çocuğudur.

peki AşK tükenir mi ?o zaman umudum tükendi deme.çünkü umut aşk tandır.ve gerçekten seviyorsan muhabbet tükenmez çünkü muhabbet ırmağının kökü Allah dan çağlar.Eğer tükeniyorsa onun adına aşk değil tutku denir.Tutku tutuklar aşk özgür kılar.

Bir duygunun aşk mı tutku mu olduğunu anlamak istersen rengine bak.Karasevda mı, ak sevda mı?sevdanın karası körleştirir akı özgür kılar.özgür kılan aşka Kuran lisanında muhabbet denir.muhabbet yüreğe düşmüş tohumdur.muhabbet tohumu yürek toprağında bire yediyüz verir.insanın harcadıkça çoğalan tek sermayesidir.o yüzden sevgiyi vermekten korkmayın.

üzerine gelen kara yüzleri ancak muhabbetin siperine sığınarak savuşturabilirsin.sen kazanırsın çünkü sen aşkın ,muhabbetin cephesinde yer aldın.bu yolda ayağına diken batmışları,kalbini kanatmışları,taşın altına kalplerini koyanları unutma.taşın altına koyacak yüreğin yoksa bari elini koy.hiç bir şey koyamıyorsan koyanlara saygı duy.

istanbulun mekkenin kahirenin kardeşleri olduğunu unutma.yeryüzünde acı çeken kardeşlerin olduğunu yüreğinin Asya Avrupa Amerika tarafları olduğunu unutma.Hesabını yaparken aklında bir şey olmalı,bir unsuru hiç aklından çıkarma!

’’ELDE VAR AşK’’ eğer aşkın muhabbetin sancın varsa gerisi sıfır olsa ne yazar???


"Eğer elde aşk kalmışsa herşey sana kalmıştır."

Mustafa iSLAMOğLU

June 27
Haticewrote:

 

Öyle mazlum bakma, içim yanıyor
Gözyaşın buz tutmuş, yaram kanıyor
Şehidimin gülü, gökte uçan kuş
Sen ”baba” dedikçe, melek sanıyor

 
          
 

Bayraklar sarılmış, soğuk mermere
Tekbir getirilmiş, yiğit askere
Masum bebecikler, ağıta durmuş
Sel gibi yaşıyla, kapanıp yere

 
 

Üşürsün bebeğim, küçüksün daha
Kara gözlerini, kapa sabaha
Bükme dudağını, halim kalmadı
Şehidimden selam, yolla Allah’a

            
 

Soğuk havadaki, sıcak gözyaşım
Şehidin bekçisi, musalla taşım
Resminde hüzün var, sen hiç üzülme
Yetim bebeğine, fedadır başım...

 

 

 EĞİL KULAK VER CEDDİNE

TÜRKE KEFEN GİYDİRMEK HANGİ TERÖRİSTİN HADDİNE?!

June 26
Good day, my friend from afar Space Turkay I greet you very warm and I wish you a beautiful day, Ewa
June 15

İŞTE SUSTUM SENİ DİNLİYORUM

 
 
İşte asrı saadette bir gün, kâinatın kalbi olan Medine'de, kainatın övünç kaynağı Allah Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem) konuşuyor: “Erihnâ Ya Bilal” (Ezan ile bizi ferahlandır)…

İşte Hazreti Bilal (radıyallahu anh) ezan okuyor ötelerden...

Aman Ya Rabbi! Keşke bir kez duyabilseydik, Allah Resûlü'nün müezzininden bu muhteşem sedayı.

Ey mübarek sedâ-yı Dâvûdî! Muhteşem ezan, ezanım, ezanımız; o gün de ferahlattın sineleri, bugün de seninle ferahlıyor mahzun yürekler, susamış bağırlar.

Yüreğim sıkılıyor; bütün iç disiplini tahrip edilmiş, manadan yoksun yürekler karşısında...

Ferahlat yüreğimi, kuşatsın gönlümü ahengin, ey sevgili mübarek ezanım! Zaman durur, kâinat seni dinlerken, doldurur evreni eşsiz bir huzur ve sûrur. Susma ne olur, düş yüreğimin sınırlarına, koru fıtratımı, çalmasınlar şahsiyetimi, şerefimi, yâdımı.

Hayata madde ve şehvet gözlüğünden bakan kokuşmuş yaklaşımlar karşısında; iman adına, mukaddesat adına, insanlık adına bu çağın beklediği nefes; ötelerden süzülüp gelen pörsümez, solmaz yeni, senin nefesin!

Kulaklarını bu sese tıkayıp özgürlük teranesi okuyanlar, işte bu seda, işte bu ses, özü gürleştiren, özgürleştiren bedenleri ve ruhları… Rabbe kul olmanın çağrısı bu, söz verip de tutamadığımız ahitlerimiz...

Takımlar tuttuk, partiler tuttuk, adamlar tuttuk ama kendimizi tutamadık. Uyduk tutamadığımız nefislerimize. Ey ezanım!.. Ulvi ve garip sedam, tut beni ne olur!

Ahenginle, gelişinle her vakit efsunla vicdanımı, vicdanlarımızı... Oğlunu cepheye uğurlayan Anadolu gibi, ana gibi, hani demişti ya: "Oğlum babanı Dimetoka'da, dayını Şıpka'da, ağabeylerini de Çanakkale'de kurban verdim. Git! Sen de git oğul! Minareler ezansız, camiler Kur'an'sız kalmasın!" diye...

Sen susma ezanım! Susturmasın seni Yüce Mevlam, kalmasın minareler ezansız. Yadellerde sana hasret olanların hüznü var derunumda, koşarken vatanına bir ezan sesi duymak için.

Erihna Ya Bilal! Ferahlat bizi kıyamete kadar, sonsuza değin...

Ruhlar eskimeyen esvaplarını giyiniyor, bahar yüklü ıtırların. Suyun içinde ahenkle raks eden yosunları seyreder gibi, yağmur damlalarının duru sulara düşüşü gibi sen düşerken kâinatın bağrına; bir kayanın üzerine oturup da dinlesem seni, bu girift halimi dinlesem seninle birlikte.

Şair; "Mecnunsan sus" diyor. İşte sustum, seni dinliyorum...

ZEKERİYA MARAL

OKYANUSLAR DOLUSU SELAM VEDE DUALARIMLA...

June 14

2ltkh1x                                                                                                                                 2ltkh1x

ca6j0pen1fwvc0tm7

2ltkh1x                                                                                                                                        2ltkh1x

 

June 12
YARAMAZwrote:

Image Hosted by ImageShack.us

Sen gözlerimin ufkunda tüterken
Hüzün yağmurları yağmazdı günlerime
Ilıman ikliminle dolardı içim!
Nasıl da sokulurdu ellerin ellerime..
İnce bir yapraktı saçların;
Yaşlanmış ağacımın dallarında..
En gür şafaklar sökerdi;
Aşkımızın yollarında..
Sen sıcak gülüşlerde yaşardın..
Avuçlarında hep bahar yağmuru..
Yirmi yaşın elleriyle okşardım seni!
Uzandığımız gök maviydi ve deniz duru..
Kaçıp sana sığınırdım!
Geceler üstüme üstüme gelince..
Sonsuz mutluluklar ormanında;
Bir nazlı geyik gibiydin ince..
Bir sen güzeldin benim için!
Bir de yüzünde açan karanfil..
Öyle çok esiyordun ki içimde..
Bahar rüzgârı gibi efil efil!

June 12
Seccade
N. KARAAHMEDOĞULLARI



“Beni kimsecikler okşamaz madem,
Öp beni alnımdan sen öp seccadem...”

N.F.K.

Ötelere kadar uzanan bir yoldur seccade, her zamandan ve her mekandan; sadık dostun saniyelerde kat’ettiği...

Cennettekiler misli pırıl pırıl bir şelaledir seccade. Nazlı nazlı akar gider ufuklara dek; geçerken mürde gönülleri temizleyerek...

Gecenin siyah zülüfleri arasında ak bir tokadır seccade. Aşık siyah zülüflü mahbubun değil, o tokanın parıltısıyla kendinden geçer.Aşığın üzerindeki her secdesini bir tatlı buse kabul eder seccade... İstediği yegane hediye ise birkaç damla gözyaşıdır aşığından...

Seccade için bu hediyeye sahip olabilmek, buraların ve ötelerin hazinelerine sahip olmak demektir... 0 alır saklar da bu hediyeyi zamanın ötesine dek, takdim ediverir aşığına bir hazine olarak...

Bir kutlu şefaatçidir seccade 0’ nun kapısında, kendisini öpen herkes için. Belki de ötelerde bükülmüş beller seccadenin şefaatiyle doğrulacaktır...

Bin türlü hoyratlığın kol gezdiği karanlık iklimlerde seccade bir ana gibidir; kucaklayıverir kucağına sığınan her garibi...

Çalınan kapıların hep yüzümüze kapandığı devrede seccade, binbir umutla çaldığımız en son kapıdır... Her boynu büküğün vurabileceği bir kapı... Ve o kapının nidası:

‘Ey bizi nimetleriyle perverde eden Sultanımız...”
Bir kutlu eldir ki seccade, dilenciye Feridun mülkü verir.

Lokman Hekim gibidir seccade; kalbi kırık dökükleri tedavi eder, derman olur onlara...

Bir tatlı bilmecedir seccade... Ötelerin sırlarını taşır; kendisini her çözeni ötelere ulaştırır...

Seccade bir ışık demetidir. Yırtıverir zulmani İklimleri, geceleri... Boğuverir geçtiği her yerde karanlığı, ötelere dek uzanan ışık helezonlarıyla...

Gündüzler seccadenin ak ikliminin yanında aydınlık olmaktan çok uzaktırlar... Cennet hurilerinin güzelliği, seccadenin sırlarla dolu olan güzelliğinin yanında sönüktür.

Uçan bir haldır ki seccade, beklemektedir son noktada; alıp cennetlere uçuracağı herkesi...

okyanuslar dolusu selam vede dualarımla...

June 11
SELAMÜN ALEYKÜM KARDEŞİM HAYIRLI GÜNLER
Kısa Kıssa
Bir gün bir doktora, “gerginlik ve tedirginlikten” şikâyetçi olan bir hasta gelmiş. Yapması gereken çok işinin bulunduğunu; fakat kendisinin rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığını ek olarakda bu işleri yapabilecek başka kimse olmadığını söylemiş. Doktor,
— Sana bir reçete vereceğim. Bu reçeteyi aynen tatbik etmen gerekiyor! diyerek, yazıp eline vermiş.
Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalmış. Reçetede, “ Her gün en az iki saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin” yazıyormuş. Hasta adam;
— Yürüyüşü anladık ama; neden mezarlık? diye sormuş. Doktor,
— Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum. Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur. Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının yapmasına imkân olmadığını zannettiğin işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin, demiş.
June 11
İSTANBUL-TÜRKİYE

 

Hala bildiğin gibiyim
Ne ağlamalarım bitti ne de iyi niyetim
Hala sevdim mi deli deli
Küstüm mü terkedecek kadar yürekli
Hala dayanamam yolda gördüm mü muhtaç birilerini
Seni silmedim bilirim geçmişim geleceğim
Söylensem de hala pişmanlığım geçici benim
Hala bildiğin gibiyim ya da aynı ben

Sende ki gizliliğim.

Bunu sende biliyorsun

 

 ___VOLKAN__

   

SEVGİLİ ARKADAŞIM

İYİ HAFTA SONLARI DİLERİM SAYGILARIMLA

HAVE A WONDERFULL WEEK END 

 
May 24
        İSTANBUL-TÜRKİYE

 

HAYIRLI AKŞAMLAR ARKADAŞIM 

  

 

BEN SANA AŞIĞIM


Ben sana aşığım
Sen kanatsan da beni
Ağlatsan da her gece
Ben sana aşığım
Olmadığında sabahlar
Üşüdüğünde ellerim
Gözümden düşerken damlalar
Ben sana aşığım
Hayallere dalarken
Hüzün şarkıları dinlerken
En sevdiğim seni özlerken
Ben sana aşığım

 

  Sen yaşam oldun bana
Bir ses oldun teselli eden
Kırdığımda bütün zincirleri
Şefkat oldun üstüme titreyen
Ben seni sende sevdim
Ölümlerden dönerken yalnızlığından
Bir tek seni düşünüyordum
Kendim için aldığım her nefes yalandı
Aslında ben, sana yaşıyordum.
Ben sana aşığım

 

 

 

__VOLKAN__

 

 

May 20

 

Cuma günü

 1- Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Allah katında günlerin efendisi Cumadır. O kurban ve Ramazan bayramı günlerinden de faziletlidir. Cuma gününde şu beş özellik vardır: 1- Hazret-i Âdem o gün yaratıldı. 2- O gün yeryüzüne indirildi. 3- O gün vefat etti. 4- O günde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir. 5- Kıyamet o gün kopacaktır. Allah
a yakın hiç bir melek, hiçbir gök, hiçbir yer yoktur, hiçbir rüzgar, hiçbir dağ ve taş yoktur ki, Kıyametin kopmasına sahne olacağı için Cuma gününün heybetinden korkmasın.) [Buhari, İ. Ahmed]

Cuma, müminlerin bayramıdır. Bugün yapılan ibadetlere en az, iki kat sevap verilir. Bugün işlenen günahlar da, iki kat yazılır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Sevaplar içinde Cuma günü ve gecesinde yapılandan daha kıymetlisi, günahlar içinde de, Cuma günü ve gecesinde işlenilenden daha kötüsü yoktur.) [Ramuz]

(Cuma günü günah işlemeden geçerse, diğer günler de selametle geçer.) [İ.Gazali]

(Cuma günü, kuşlar, vahşi hayvanlar birbirine,
Selam size, bugün Cumadır derler.) [Deylemi]

(Cuma diğer Cumaya kadar ve fazladan üç gün içinde işlenen günahlara kefaret olur. Çünkü iyi bir amel işleyene on kat sevap verilir.) [Taberani]

(Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar: Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi]

(Cuma günü gusleden kimsenin günahları affolur.) [Taberani]

(Cuma günü sabah namazından önce,
Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh okuyanın, deniz köpüğü kadar da olsa, bütün günahları affolur.) [İbni Sünni]

[Böyle büyük mükafat verilebilmesi için, o kişinin, düzgün itikada sahip olması, kul hakkını, kazaya kalan farzlarını ödemesi ve haramlardan vazgeçmesi şarttır.]

(Cuma günü veya gecesi ölen mümin, şehid olur, kabir azabından kurtulur.) [Ebu Nuaym]

(Ana-babanın kabrini, Cuma günleri ziyaret eden kimsenin günahları affolur, haklarını ödemiş olur.) [Tirmizi]

(Cuma günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur.) [Dare Kutni]

(Cuma gecesi Yasin suresini okuyanın günahları affedilir.) [İsfehani]

(Cuma günü veya gecesi Duhan suresini okuyana Cennette bir köşk verilir.) [Taberani]

2- Kendisine Cuma namazı farz olan her müslümanın alış-verişini bırakıp namaza gitmesi farzdır. Özürsüz Cumaya gitmemek haramdır. Ezan okunurken de, alış-veriş yapmak mekruhtur. Halbuki alış-verişin kendisi helaldir. Yani alınan mal mekruh değil, helaldir. Fakat ezan okunurken alış-veriş yapılması mekruhtur. (Dürer)

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Allahü teâlâ, bugünden itibaren kıyamete kadar size Cuma namazını farz kıldı. Adil veya zalim bir imam [başkan] zamanında küçümseyerek veya inkâr ederek Cuma namazını terk edenin iki yakası bir araya gelmesin! Böyle bir kimse tevbe etmezse, onun namazı, zekatı, haccı, orucu ve hiçbir ibadeti kabul olmaz.) [İbni Mace]

(Allah
a ve ahirete inanan, Cuma namazına gitsin!) [Taberani]

(Cuma namazını kılmayan kimsenin kalbi mühürlenir [iyilik yapamaz olur], gafil olur.) [Müslim]

(Cuma namazına giderken ayakları tozlanan kimseye Cehennem ateşi haramdır.) [Tirmizi]

(Cuma namazından sonra, yedi defa ihlas ve muavvizeteyn [yani iki Kul euzüyü] okuyan kimseyi, Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, beladan, kötü işlerden korur.) [İbni Sünni]

(Büyük günah işlenmediği müddetçe, beş vakit namaz ile Cuma namazı, öteki Cumaya kadar aralarda işlenen günahlara kefarettir.) [Müslim]

Seferi olana Cuma kılmak farz değildir, kılarsa farz sevabını alır. (Hindiyye)

Cuma namazı kılınmayan çok küçük köylerde ve kâfir ülkelerinde, cemaatle öğle namazı kılınır ve ikamet okunur. Cumanın sahih olduğu yerlerde, öğleyi cemaatle kılmak ve ikamet okumak mekruh olur. (Redd-ül Muhtar, Fetava-i Abdurrahim)

Mahkumlara Cuma namazı farz değildir. Öğle namazını cemaatle kılabilirler.

Cuma namazı yalnız erkeklere farzdır. Bu husustaki hadis-i şeriflerden ikisi şöyle:
(Cuma namazı kılmak, köle, kadın, çocuk, hasta hariç, her müslümana farzdır.) [Hakim]

Kadınların Cuma günü, öğle namazını evlerinde kılmak için cemaatin camiden çıkmasını beklemeleri şart değildir.
(Hidaye)

 

http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=2016

 

Hayırlı cumalar

May 16
İSTANBUL_TÜRKİYE

 

HAYIRLI AKŞAMLAR ARKADAŞIM 

  Aşk kaçmaktan çok kovalamak,

 görmekten çok özlemek,

 gitmekten çok beklemek,

dokunmaktan çok düşünmektir.

Ve aşk öyledirki nerde imkansız varsa onu seçer.

  

 

 

 __VOLKAN___

 

PhotobucketPhotobucketPhotobucketPhotobucketPhotobucketPhotobucketPhotobucketPhotobucket

Photobucket

 

May 15

Salsacı K�pek

Salsacı K�pek

Salsacı K�pek
Salsa'da �ok iyiyimdir diyenler buyrun bir de bunu izleyin!

Messenger TV

Messenger TV

Messenger TV
Messenger'da TV keyfi başlıyor!

Bu Kuşa İnanamayacaksınız!

 Bu Kuşa İnanamayacaksınız!

Bu Kuşa İnanamayacaksınız!
Tam bir Ray Charles aşığı! S�per!

UFAKLIK

BURAYA  SENI  ANLATMAK IÇIN AÇTIM SAYFAYI AMA BURAYA SENISIGDIRAMAYACAGIMI ANLADDIM  SEN  BENIM BU DUNYADAKI  CENNETIMSIN   SENI O KADAR COK SEVIYORUM KI HERSEYE RAGMEN BANA HALA HAYAT VERIYOSUN   SEN BANA BU DUNYADA  KI  EN  GUZEL HEDIYESIN RABBIM TARAFINDAN

UFAKLIK…YANLIZ GUNES SAHITTI

SEDEF ÇİÇEĞİ:

 

Alıntı

SEDEF ÇİÇEĞİ:
SEDEF  ÇİÇEĞİ:
Mahkeme Salonunda, Seksen Yaşlarındaki Çiftin Durumu İçler Acısıydı…
Adam İnatçı Bakışlarla, Suskun Ninenin Ağlamaktan İyice Çukurlaşmış Gözlerini
Ve Bıkın Bakışlarını Süzüyordu…Hâkim Tok Sesiyle Kadına: “ Anlat Teyze Neden Boşanmak İstiyorsun? ”
Yaşlı Kadın Derin Bir Nefes Çektikten Sonra Baş Örtüsüyle Ağzını Aralayıp,
Kısılmış Sesiyle Konuşmaya Başladı:“Bu Herif Yetti Gayri… 50 Yıldır Bezdirdi Hayattan… “
Sonra Uzunca Bir Sessizlik Hakim Oldu, Mahkeme Salonunda…
Sessizlik Bu Tür Haberleri Her Gün Manşet Yapan Gazetecilerden Birinin Flaşıyla Bozuldu…
Kim Bilir Nasıl Bir Manşet Atacaklardı, Yaşanmış 50 Yılın Ardından?
Çok Sayıda Gazeteci İzliyordu Davayı…Kadın Neler Diyecekti? Herkes, Onu Dinliyordu…
Yaşlı Kadının Gözleri Doldu Ve Devam Etti:“Bizim Bir Sedef Çiçeği Vardı, Çok Sevdiğim…
O Bilmez…50 Yıl Önceydi…O Çiçeği Bana Verdiği Çiçekler Arasından Kopardığım
Bir Yaprağı Tohumlamıştım, Öyle Büyüttüm...Yavrumuz Olmadı Onları Yavrum bildim.
Bir Süre Sonra Çiçek Kurumaya Başladı.O Zaman Adak Adadım. Her Gece Güneş Doğmadan Önce,
Bir Tas Suyla Sulayacağım Onu Diye... İyi Gelirmiş Derlerdi...50 Yıl Oldu, Bu Herif Bir Gece Kalkıp Bir Kere De Bu Çiçeği Ben Sulayayım Demedi. Ta Ki Geçen Geceye Kadar...
O Gece Takatim Kesilmiş Uyuyakalmışım...Ben, Böyle Bir Adamla 50 Yıl Geçirdim.
Hayatımı, Umudumu, Her Şeyimi Verdim. Ondan Hiçbir Şey Görmedim.
Bir Kerecik Olsun, Benim Bildiğim Görevlerden Birisini Yapmasını Bekledim.
Onsuz Daha İyiyim, Yemin Ederim."Hâkim Yaşlı Adama Dönerek:
"Diyeceğin Bir Şey Var Mı, Baba?" Dedi.Yaşlı Adam Bastonla Zor Yürüdüğü Kürsüye, O Ana Kadar Suçlanmış
Olmanın Utangaçlığını Hissettiren Yüz İfadesiyle, Hâkime Yöneldi.
Tane Tane Konuştu:"Askerliğimi Reisicumhur Köşkünde Bahçıvan Olarak Yaptım.
O Bahçenin, Görkemli Görünümüyle Büyümesi İçin Emeklerimi Verdim.
Fadime'mi De Orada Tanıdım. Sedefleri De...Ona En Güzel Çiçeklerden Buketler Verdim.
 İlk Evlendiğimiz Günlerin Birinde, Boyun Ağrısı Nedeniyle, Onu Hekime Götürdüm.
Hekim Çok Uzun Süre Uyanmadan Yatarsa, Boynundaki Kireç
Sertleşir, Kötüleşir Dedi. Her Gece Uykusunu Bölüp Uyansın, Gezinsin Dedi.
Hekimi Pek Dinlemedi Bizim Hatun...Lafım Geçmedi...
O Günlerde, Tesadüf, Bu Çiçek Kurumaya Yüz Tuttu.Ben Ona: "Gece Çiçek Sularsan Geçer", dedim.
Adak Dilettim...Her Gece Onu Uyandırdım Ve Onu Seyrettim.O Sevdiğim Kadını, Yavrusu Bildiği Çiçekleri Sularken Seyrettim.Her Gece, O Çiçek Ben Oldum Sanki..." Dedi Adam.O Yaştaki Bir Adamdan Beklenmeyecek İfadelerle."Her Gece, O Yattıktan Sonra Uyanır. Saksıdaki Suyu Boşaltırdım.
Sedef, Gece Sulanmayı Sevmez, Hâkim Bey...Geçen Gece De... Yaşlılık... Ben De Uyanamadım.
Uyandıramadım...Çiçek Susuz Kalırdı Ama Kadınımın Boynu Yine Azabilirdi...
Suçlandım...
Ama Sesimi Çıkartamadım..."O anda Gazeteciler Dahil,
 Mahkeme Salonundaki Herkes Ağlıyordu .

ömrümde 2 defa görmek nasip oldu

img126/6387/11072008086vb2.jpg
Bu çiçeğe iyi bakın çoğumuz aşagıda gördüğümüz yaprak şeklini görmüşüzdür genelde parklarda ve sahil kenarlarında bulunur ama genelde yaprakları daha dik ve kocamandır hani üzerlerine yazı yazmaktan alamadığımız bir çekiciliği vardır hafızanızı biraz zorlayın anımsayacaksınız  adını bilmiyorum bende yetiştiriyorum bahçemde 4 yaşında şu anda ve 10 tane yavrusu var onlar bile şimdiden üremeye başladılar öremeleri kök etrafından  filizlerle başlar bir iki yaprakla zamanlada anaçlaşır 1 yada daha çok  vs sayıda kök etrafından ürerler..şimdi gelelim bu resme bloğumda yer vermemin sebebine bildiğim kadarı ile bu çiçek 50 yılda bir defa açıyor çiçeklerinin tohumlarının olgunlaşması ile de tamamen kuruyor tohumlarından üreyip üremediğini daha bilmiyorum .ben bu çiçeğin açma evresini ömrümde 2 defa gördüm biri daha yeni çiçek tomurcuklarını vermeye başlamıştı biride bu boyda yaklaşık 6 metre sanırım uzunluğu ama bir kerede yani 3. görüşümde inşallah tamamen açmış şeklini görmek nasip olur ..en kısa zamanda adını  ve diğer bilgilerini sizlerle paylaşacağım..yorumlarınızı bekliyorum

DAHA NE KADAR DEMİYORUM BEN SENİ GİDİŞİNLEDE SEVİYORUM

img204/1643/yenizy8.gifimg204/4461/yolnq8ms6mb4.gif
 
Sen beni böyle mi sevdin
Sahte duyguların esirimiydin
Ben seni öylemi sevdim
Al bu canı sana kurban dedim
Beni sana hapsedip
Bu kalbimi zincirleyip
Gözlerime seni indirip
Böyle gidemezsin
Bensiz yaşa diyemezsin

Sen buna yaşamakmı diyorsun kör gecelerde uykular firari ah nöbetlerde
Ben bir başıma bu yaban ellerde kimsem yok düşüncelerim ağır bu bedene
Buna sebep sen misin
Artık aşkın katilisin................

Her nefes alışımda
Ciğerlerime özlemini çekiyorum
Her sigara yakışımda
Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum
Anla artık;
Sensiz gecen her bir anda
Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Duvarlar pembe düşlerime el koymuşsa
Yalnızlık son restini çekip kalbimi rehin almışsa
Sana koşan ayaklarıma kör zincirler vurulmuşsa
Anla işte;
Düşündükçe yokluğunu, andıkça ismini
Hasretine sarılıp hatırladıkça o masum gözlerini
Yüreğim ağlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam
Yetim kalmışçasına
Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam
Anla işte;
Ağladıkça hasretine, gözyaşlarım süzüldükçe toprağa
Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Bastığım her kaldırımda senden bir şeyler ararken
Şehrin tam ortasında dizlerim artık yorgun düşüyorsa
Sensizliğin içinde ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa
Anla artık;
Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini
Anımsadıkça son gidişini
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

kuşlar gibi özgürce sevdim seni

    img140/6186/y1p5ahkr25gpx8rbnpse7kmjv0.gif            img140/6082/oiseau1reinedesboisfz7uxy8.gif                    

 BİR GENÇ KIZ DELİKANLIYA SORAR:

-BENDEN HOŞLANIYORMUSUN?

ÇOCUK 'HAYIR' DİYE CEVAP VERİR

KIZ SORAR:

-BENİ SEVİMLİ BULUYOMUSUN ?

ÇOCUK 'HAYIR' DİYE CEVAP VERİR

KIZ SORAR:

-KALBİNDE YERİM VARMI

ÇOCUK 'HAYIR' DİYE CEVAP VERİR

KIZ SORAR:

-PEKİ GİDERSEM BENİM İÇİN AGLARMISIN?

ÇOCUK 'HAYIR' DİYE CEVAP VERİR

KIZ ÜZGÜN ÜZGÜN GİTMEK ÜZERE ARKASINI DÖNER.ÇOCUK ONU KOLLARINA ALIR SARILIR VE:

''BEN SENDEN HOŞLANMIYORUM SENİ SEVİYORUM.SENİ SEVİMLİ DEĞİL BAŞ DÖNDÜRÜCÜ BULUYORUM.KALBİMDE SANA YER YOK ZATEN BENİM KALBİM SENSİN VE SENİN ARKANDAN AĞLAMAM, SENİN İÇİN ÖLÜRÜM

ömrüme gizledim seni her nefes alışıma

her nereye baksam

gördüğüm her şeyin arasına perde eyledim seni

 

merhaba anne

 

MERHABA ANNE,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktımda geldim.
Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder" demişti de
Onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen,
Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte
Öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde
Şuram acıyor işte şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum
Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.
Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Bende ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi.
Düştüm dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
Bugün bende saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam "Ben bilmem ki kızım" dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"kızım, iş" dedi.
Bende banane dedim, ağladım.
"kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne.
Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi.
Zeynep "annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne.
Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor.
İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme.
Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. >>
Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum.
Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.
Senin adın geçince sol yanım acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. >>
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim,
Anne çook...

KUR'ANI KERİM


 


 

 




1apassaroscolorsfx0

Şükür yarab

Dünyanin cilvesine kapıldık gittik
Azımız kurtuldu cogumuz yittik
Yardımın gelmezse hepimiz bittik
Halimiz malumdur yardım et ya rab

Bizi bizden fazla düşünen sensin
Perişan halimizi en iyi bilensin
Çok bekletme ya rabbi yardımın gelsin
Halimiz malumdur yardım et ya rab

İhtilaflar coğaldı kafalar karışık
Kendi kendisiyle çok azımız barışık
Bu millet aslında güzelliğe alışık
Halimiz malumdur yardım et ya rab

Nefsimizin elinde oyuncak olduk
Şeytana uyduk belayı bulduk
Unuttuk ahireti ortama uyduk
Halimiz malumdur yardım et ya rab

Verdiğin nimetlere şükür etmedik
Yediğimiz meyvelerin aynısını dikmedik
Davamız dedik amma çilesini çekmedik
Halimiz malumdur yardım et ya rab

Hoşumuza gitti şaşalı yaşamak
Uzaklaştık Kuran dan basamak basamak
Yardımın olmazsa bu engeli aşamak
Halimiz malumdur yardım et ya rab

Koyduğun kuralları bazen aşıyoruz
Bazen pişman oluyor bazen şaşıyoruz
Kimimiz perişan, kimimiz yaşıyoruz
Halimiz malumdur yardım et ya rab

Hiçbiriniz kendisi için istedigini (mü'min) kardesi için istemedikçe (gerçek) iman etmis olamaz. ..
alaksresi7dg1fk7ca9xx4ww

KUR'AN-I KERİM.

Okuyan:Abdurrahman Al Sudais
11.Hud 12.Yusuf 13.Ra'd 14.İbrahim 15.Hicr
16.Nahl 17.İsra 18.Kehf 19.Meryem 20.Taha
21.Enbiya 22.Hac 23.Mü'minun 24.Nur 25.Furkan
26.Şuara 27.Neml 28.Kasas 29.Ankebut 30.Rum
31.Lokman 32.Secde 33.Ahzab 34.Sebe 35.Fatır
36.Yasin 37.Saffat 38.Sad 39.Zümer 40.Mümin
46.Ahkaf 47.Muhammed 48.Fetih 49.Hucurat 50.Kaf
51.Zariyat 52.Tur 53.Necm 54.Kamer 55.Rahman
66.Tahrim 67.Mülk 68.Kalem 69.Hakka 70.Mearic
86.Tarık87.A'la 88.Ğaşiye 89.Fecr 90.Beled
91.Şems 92.Leyl 93.Duha 94.İnşirah 95.Tin
101.Kaari'a 102.Tekasür 103.Asr 104.Hümeze 105.Fil
106.Kureyş 107.Ma'un 108.Kevser 109.Kafirun 110.Nasr
111.Tebbet 112.İhlas 113.Felak 114.Nas

 

ESMAÜL HÜSNA -ALLAH'IN 99 İSMİ kim okur yada ezberlerse cennete girer

   img377/9062/bugun2uw5gz5wg8gl3.gifimg377/1592/imzam9fk8dn3lf7ip7rrfj1.gif         

     
 
 
                                                                                                                                                                        

           
  
 

MUHAMMET(s.a.v)e salavat & bizler için faydaları

img233/1857/9732a996salavatys3.gifimg514/5733/efendimys1bf2tf9bs8av2.gif

Salavat-ı Şerifeler ve Dualar


Peygamberimiz (sav)
 70 bin salavat kuvvetinde salavat

Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedin ve ala alihi adede kema-lillahi ve kema yeligu bikemalih.

 Tesiri 100 bin salavata denk salavat

Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedin innurizzatiyyi ves sirris sari fi sairil esmai ves sıfat.

 120 bin salavat kuvvetinde salavat

Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedinil fatihi lima uğlika vel hatimi lima sebeka ven nasırıl hakki bil hakkı vel hadi ila sıratikel müstekıymi sallellahü aleyhi ve ala alihi ve eshabihi hakka kadrihi ve miktarihil aziym.


 700 bin salavat kuvvetinde salavat

Allahümme salli ala seyyidina muhammedin adede ma fi ilmillahi selaten daimeten bidevami mülkillah.

 3 kere okunuldulduğunda 70 bin kere Delal-ü Hayrat’i okumaya denk salavat

Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala alihi salaten te’dilü cemi’a salevati ehli mehabbetike ve sellim ala seyyidina muhammedin ve ala alihi selamen ya’dilü selamehüm.

 Sabah ve akşam 3er defa okunduğunda günahların kirinden arındıran salavat

Allahümme inni eselüke bike en tasülliye ala seyyidina muhammedin ve ala sairil enbiyai vel murseliine ve ala alihim ve sahbihim ecmeıne ve en tağfira li ma meda ve tahfezani fiima begiye.

 Hz. Fatıma buyurmuş: Bir kimse bu salavatı bir kere okursa denizler mürekkep, ağaçlar kalem olsa bunun sevabını yazmakla bitiremez.

Allahümme salli ala men ruhuhu mihrabül ervahı vel melaiketi vel kevn. Allahümme salli ala men hüve imamül enbiyai vel murseliyn. Allahümme salli ala men hüve imamü ehlil cenneti ibadillahil mü’miniyn.

 Peygamber efendimiz buyurmuş: Denizler mürekkep, ağaclar kalem ve bütün melekler katip olsalar ve kıyamete kadar yazsalar denizler biter, kalemler tükenir, bu salavatin sevabını tamam yazamazlar. Sabah ve aksam 3er defa okunulması tavsiye edilmektedir.

Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin fiyl evveliyn vel ahiriyn ve fil meleil ala ila yevmiddiyn.

 Peygamber efendimiz buyurmuş: Bu salavatı okuyarak üzerime salavat getirene şefaatım vacib olur.

Allahümme salli ala muhammedin ve enzilhül münzelel mugarrabe minke yevmel kıya-meh.

 Peygamber efendimiz buyurmuş: Bir kimse yatmadan önce bu salavatı açıktan 70 kere okursa, beni rüyasında görür.

Allahümme salli ala ruhi seyyidina muhammedin fil ervah. Allahümme salli ala cesedi seyyidina muhammedin fil ecsad. Allahümme salli ala gabri seyyidina muhammedin fil kubur. Allahümme ebliğ ruha seyyidina muhammedin minni tehıyyeten selaten ve selema.

 40 gün sabah namazından sonra okuyanın istediği hayırlı bir iş gerçekleşir

Allahümme salli ala seyyidina muhammedin abdike ve rasulike ve haliylike ve habiibike salaten ergabiha merakiyel ihlasi ve enalü biha ğayetel ihtisası ve sellim tesliymen adede ma ahata bihi ilmüke ve ehsahü kitabüke küllema zekera kezzakirune ve ğafele an zikrihil ğafilun.

 Salavat-ı tefriciyye - günde en az 41 kere okunulduğunda hastalara şifa verir
Allahümme salli salaten kamileten ve sellim selamen tammen ala seyyidina muhammedi- nillezi tenhallü bihil ugadü ve tenfericü bihil kürabü ve tügda bihil havaicü ve tünalü bihirre ğaibü ve husnül havaatimi ve yüstesgal gamamü bi vechihil keriimi ve ala alihi ve sahbihi fii külli lemhatin venefesin bi adedi küllin ma’lümin lek.

 Okuyana 70 bin melek bin sabah sevap yazar

Cezallahu anna muhammeden ma hüve ehlüh.

 Salaten tüncina

Allahümme salli ala seyyidina Muhammediv ve ala ali seyyidina Muhammed. Salaten tüncina biha min cemiil ehvali vel afaat. Ve takdilena biha cemi’al hacat. Ve tutahhiruna biha min cemiis seyyiat. Ve terfeuna biha aledderacat. Ve tübelliğuna biha eksal’ğayat, min cemiylhayrati fil hayati ve badel memat. Hasbünallahi ve nimel vekil, Hasbünallahi ve nimel vekil, Hasbünallahü ve nimel vekil, nimel mevla ve nimen nasir.

 LA iLAHE iLLALLAH


Peygamber efendimiz buyurmuş: Hayatı esnasında 70 bin defa La ilahe illahlah diyen her kimse Cennet ile müjdelenmistir. Her Hak yolcusu her gün 100 defa okuması lazımdır. Okuyan “La”yı 4 a kadar çeker ise (Laaaa) 4 bin günahı silinir.

 Sabah namazının sünneti ile farzı arasında 3 defa okunur

Ya hayyu ya kayyumu ya bediassemavati vel ardı ya zelcelali vel ikram. Es elüke en tühyiye kalbi binuri marifetike ebeda. Ya Allahü ya Allahü ya Allah. Birahmetike ya erhamerrahimiyn.

 Gece yatınca

Gece yatınca 33 kere Subhanallah, 33 kere Elhamdü lillah, 34 defa da Allahu ekber deyip, 3 kere Ihlas, 1 kere Ayetel-Kürsi ve 1 kere de Fatiha surelerinin okunulması tavsiye edilir.

 Tesbih için

Vehüve aliyyül azimü zül celaaili Sübhanallah. Sübhanel kerimi daimenül Elhamdülillah. Rabbil alemiyne Teala şanühü Allahü ekber.

PEYGAMBER’E (S.A.A.) SALAVATIN FAYDALARINDAN BAZILARI

 

1- İlahî Ahlakla Ahlaklanmak

Ahzab Suresi’nin 56. ayetinde Allah Teala, Peygamber’e salavat göndermeyi emrederek kendisi de ona salat etmektedir. Bu emri yerine getirmek, “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanın” emrini yerini getirmek sayılır.

2- İlahî Emre İtaat

Peygamber (s.a.a)’e salat ve selam etmek, Allah’ın; “Ey iman edenler! Siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin.” şeklindeki emrine itaattir.

Bu itaat ise kurtuluşa vesiledir; Allah Teala buyuruyor ki:

“Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşla kurtulmuştur.”

3- Allah’ın Salat ve Selamına Hak Kazanmak

Cami’ul-Ahbar’da Resulullah (s.a.a)’den şöyle bir hadis nakledilmiştir:

“Cebrail yanıma gelerek, Allah Teala’nın şöyle buyurduğunu müjdeledi: “Kim sana salat ederse, ben ona salat ederim; kim sana selam verirse, ben ona selam veririm.” Ben de buna karşılık şükür secdesi yaptım.”

Bu konuda hadis çoktur. Sadece bir hadis de Ehl-i Sünnet kitaplarından naklediyoruz:

Sahih-i Müslim’de Resulullah (s.a.a)’den şöyle buyurduğu nakledilmiştir:

“Kim bana bir salat ederse, Allah Teala ona on salat eder.”

4- Meleklere Eşlik Etmek ve Onların Bağış Dilemelerinden Yararlanmak

Salavat ayetindeki “yusallune” (salat ederler) ibaresinin hükmünce melekler daima Peygamber (s.a.a)’e salavat getirmektedirler. Salavat getiren kimse, bu ameliyle kendisini meleklere benzetmekte ve onlara eşlik etmektedir. Nebevî

bir hadiste şöyle buyurulur:

“Kim bir kavme benzerse, o kavimden olur.”

5- Allah’a Yakın olmak

İbn-i Babeveyh, İlel’uş-Şerâi’ adlı kitabında kendi senediyle İmam Hasan Askerî (a.s)’dan şöyle rivayet etmiştir:

“Allah Teala, Hz. İbrahim’i, Muhammed ve Âl-i Muhammed’e çok salavat getirdiğinden dolayı kendine dost kıldı.”

6- Allah Teala’nın Rızasını Kazanmak

Cemal’ül-Üsbû’ kitabında nakledildiği üzere Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Sizin bana salat etmeniz, hacetlerinizin kabul olmasına sebep olur, Allah’ı sizden razı eder ve amellerinizin temiz olmasını sağlar.”

7- Resulullah’a Yakın Olmak

Cami’ul-Ahbar kitabının nakline göre Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki:

“Kıyamet günü bana daha yakın olan, dünya hayatında bana daha çok salat eden kimsedir.”

9- Resullah’ın Şefaat Etmesi

Nakledildiğine göre Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Kim bana salat ederse, şefaatim onu bulur.

10- Sevap ve Mükâfat Kazanmak

Uyun-u Ahbar’ır-Rıza ve Şeyh Saduk’un Emalî’sinde İmam Rıza (a.s)’dan, şöyle buyurduğu nakledilmiştir:

“Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salat etmek, Allah katında (sevep bakımından), tesbih, tehlil ve tekbir ile eşittir.”

11- Başlı Başına Bir İbadet Oluşu

el-İhtisas adlı kitapta Resulullah (s.a.a)’den, şöyle buyurduğu nakledilmiştir:

“Allah’ı anmak, ibadettir; Ali ve evlatlarını anmak da ibadettir.”

ayetler

img100/1905/hatimprogrami125x125pl7.gifimg249/1402/apolinuf9rg6.gifimg151/2900/y1peuta10zd0kxpov7gg9flfz7.gif

1-Hakiki mü'minler ancak o kimselerdir ki,Allah anıldığı vakit kalpleri ürperir.Karşılarında âyetleri  okunduğu vakit ,imanlarını artırır ve yalnız Rablerine tevekkül ederler.2-O kimseler ki, namazı dostdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan Hak yolunda sarf ederler.3-İşte gerçek mü'minler bunlardır.Onlara ,Rableri katında dereceler var , bir mağfiret ve (cennette) kıymetli rızık vardır.(el-enfâl sûresi say.no.178)  

img390/4097/guldk0.gifimg390/4097/guldk0.gifimg390/4097/guldk0.gifimg390/4097/guldk0.gifimg390/4097/guldk0.gifimg390/4097/guldk0.gif

4-Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve peygamberlerine iman ettikten sonra şüpheye düşmemişler ve mallarıyla,canlarıyla Allah yolunda mücahede etmişlerdir.İşte bunlar(imanlarında)sadık olanların tâ kendileridir.(el-hucurat sûresi say.no.518)

 

img390/1273/386784w7g4n2wnzdkw3tw4.gifimg390/1273/386784w7g4n2wnzdkw3tw4.gifimg390/1273/386784w7g4n2wnzdkw3tw4.gif img390/1273/386784w7g4n2wnzdkw3tw4.gif

15-(Onlar )deveye bakmazlar mı,o nasıl yaratılmış?17-O göğe baksalar! Nasıl yükseltilmiş!18-O dağlara baksalar! Nasıl dikilmiş?19-O yere baksalar! Nasıl döşenmiş?20-Sen hemen ihtar et! Sen ancak bir öğütcünün21-Onların üzerine baskı yapacak (bir kimse)değilsin.(el-gâşiye sûresi say.n0.594)

img210/2687/aglayangulhq7.jpgimg210/2687/aglayangulhq7.jpgimg210/2687/aglayangulhq7.jpgimg210/2687/aglayangulhq7.jpgimg210/2687/aglayangulhq7.jpg

22-O Allah ki,yeryüzünü size döşek, gökyüzünü de bina yapmıştır.Gökten su indirerek onunla size rızk olmak üzere mahsüller meydana getirmiştir.O halde , bile bile Allah'a eşler koşmayın! (el-bakara sûresi say.n0.5)

img69/1017/77513981eq1.jpgimg69/1017/77513981eq1.jpgimg69/1017/77513981eq1.jpgimg69/1017/77513981eq1.jpgimg69/1017/77513981eq1.jpg

22-De ki: Şu göklerde ve yerdekiler kimin?(eğer cevap vermezlerse sen söyle),''Allah'ındır''de.O kendi üstüne rahmeti yazdı.Sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacaktır;bundan şüphe yoktur.Kendilerine yazık edenler var ya ! İşte onlar ,iman etmezler.(elbakar sûresi say.no.5) 

 img530/2500/1kfh8.jpgimg530/2500/1kfh8.jpgimg530/2500/1kfh8.jpgimg530/2500/1kfh8.jpgimg530/2500/1kfh8.jpgimg530/2500/1kfh8.jpg

12-Ey insanlar!Rabbinizden korkun.çünkü kıyametin sarsıntısı çok büyük bir şeydir.1-Onu göreceğiniz gün,her emzikli (kadın)emzirdiğinden vazgeçecek ve her yüklü (kadın)çocuğunu düşürecek.İnsanları hep sarhoş (gibi)göreceksin,halbüki sarhoş değillerdir.Lâkin Allah'ın azabı çok şiddetlidir.(el-hac sûresi say.no.333)

 

img530/9563/6kee4.jpgimg530/9563/6kee4.jpgimg530/9563/6kee4.jpgimg530/9563/6kee4.jpgimg530/9563/6kee4.jpgimg530/9563/6kee4.jpg

2-Ama kıyamet geldiği vakit (ne olacak)!33-O gün kişi kardeşinden ,34-Anasından,babasından,35-Karısından ve çocuklarından kaçacak.36-O gün , onlardan herkesin başından aşar işi vardır.37-O gün yüzler vardır,parıldar,38-Güler sevinir!39-Yüzler de vardır , o gün üzerleri tozlanmıştır.40-Onları bir karanlık kaplar .41-İşte kâfirler ,fâcirler bunlardır.(abese sûresi say.no.587)

img530/4804/8b36ba433f6evx11tq4nl9hd5.gifimg530/4804/8b36ba433f6evx11tq4nl9hd5.gifimg530/4804/8b36ba433f6evx11tq4nl9hd5.gifimg530/4804/8b36ba433f6evx11tq4nl9hd5.gifimg530/4804/8b36ba433f6evx11tq4nl9hd5.gif

42-(Benim tarafımdan kavmine)de ki:''Ey kendileri aleyhine israf eden kullarım!Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.Çünkü (tevbe edenlere)Allah bütün günahları bağışlar.Şüphesiz ki O , çok bağoşlayanın ,çok esirgeyenin tâ kendisidir.(ez-zümer sûresi say.no.465)

 img530/7836/22av4.jpgimg530/7836/22av4.jpgimg530/7836/22av4.jpgimg530/7836/22av4.jpgimg530/7836/22av4.jpg

53-Onlar ki bir kötülük işledikleri veya kendilerine zulmettikleri vakit Allah'ı anarak hemen günahlarının bağışlamasını isterler.Günahları -Allah'dan başka kim bağışlayabilir?Hem ,yaptıkları günahta ısrar etmezler.(Âl -i imran sûresi .say.no.68)

img530/2150/67ae837550d51jg2bb5fc6.gifimg530/2150/67ae837550d51jg2bb5fc6.gifimg530/2150/67ae837550d51jg2bb5fc6.gifimg530/2150/67ae837550d51jg2bb5fc6.gif

135-Her kim âhiret sevabını isterse ,onun sevabını artırırız .Ve her kim dünya menfaatını isterse ,ona da dünyalık veririz.Fakat âhirette ona hiç bir nasip yoktur.(eş-şûra .sûresi .say.no.486)

img530/2410/443f4c4fd57fvo8re9xc2.gifimg530/2410/443f4c4fd57fvo8re9xc2.gif

20-Hem Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölüm yoktur.O , va'desiyle yazılmış bir yazıdır.Kim dünya menfaatı isterse kendisine ondan veririz ve kim âhiret sevabını isterse ona da ondan veririz.Şükredenlere ise muhakkak mükâfat vereceğiz.(Âl-imran sûresi.say.no.69)

img530/5964/506406374sn8op11aa8.gifimg530/5964/506406374sn8op11aa8.gifimg530/5964/506406374sn8op11aa8.gifimg530/5964/506406374sn8op11aa8.gifimg530/5964/506406374sn8op11aa8.gif

145-Her şeyden çift çift yarattık,olur ki düşünürsünüz .(erkek dişi,yerle gök,güneşle ay,ove ile dağ,deniz ile kara,yazla kış,hayat ile ölüm,tatlı ile ekşi,aydınlıkla karanlık gibi....)  (ez-zâriyât sûresi .say.no.523)

 img530/9623/animation2og7ka3fo0.gifimg530/9623/animation2og7ka3fo0.gifimg530/9623/animation2og7ka3fo0.gifimg530/9623/animation2og7ka3fo0.gifimg530/9623/animation2og7ka3fo0.gifimg530/9623/animation2og7ka3fo0.gif

49-Şüphesiz ki Allah ,tâneleri ve çekirdekleri yarandır.Ölüden diriyi çıkarır .Diriden ölüyü çıkaran sa O' dur(yumurtadan canlı tavuk,tavuktan yumurta çıkarır).İşte  size söylüyorum!Allah budur.O halde (imandan)nasıl çevriliyorsunuz?(el-en'âM Sûresi .say.no.141)

img530/40/bidibidicomhareketliduyej4.gifimg530/40/bidibidicomhareketliduyej4.gifimg530/40/bidibidicomhareketliduyej4.gifimg530/40/bidibidicomhareketliduyej4.gifimg530/40/bidibidicomhareketliduyej4.gifimg530/40/bidibidicomhareketliduyej4.gifimg530/40/bidibidicomhareketliduyej4.gifimg530/40/bidibidicomhareketliduyej4.gif

95-İşte (size bu işaret  edilen)Allah Rabbinizdir.Ondan başka hiç bir ilâh yoktur.O herşeyin yaratanıdır.Şu halde O'na kulluk edin.O her şey üzerine vekildir.(el-en'âm .sûresi.say.no.142)

 img530/9338/billed1dc1.gifimg530/9338/billed1dc1.gifimg530/9338/billed1dc1.gifimg530/9338/billed1dc1.gifimg530/9338/billed1dc1.gif

102-De ki :''Ey mülkün sahibi Allah'ım !Sen dilediğine mülkü veririsn ,dilediğinden de mülkü çeker alırsın,dilediğini, aziz edersin,dilediğinide zelil kılarsın.Hayır,yalnız senin elindedeir.Muhakkak sen her şeye kaadirsin '(Âl-i imrân .sûresi.say.no.54)

img530/7315/billed6ff6.gifimg530/7315/billed6ff6.gifimg530/7315/billed6ff6.gifimg530/7315/billed6ff6.gifimg530/7315/billed6ff6.gif

26-Bilmez misin ki göklerle yerin mülkü Allah'ındır.Ve sizin için Allah'dan başka bir dost yardımcı yoktur.(el-bakara sûresi.say.no.18)

img513/8852/resimbloguturuncugulxf2.gifimg513/8852/resimbloguturuncugulxf2.gifimg513/8852/resimbloguturuncugulxf2.gifimg513/8852/resimbloguturuncugulxf2.gif

107-Görmediler mi ki,Allah dilediğine rızkı hem genişletir,hemde daraltır.Şüphesiz bunda.iman edecek bir kavim için ibretler vardır.(er-rûm sûresi .say.no.409)

 img530/3901/d0d702aaa200003dc9qg9.gifimg530/3901/d0d702aaa200003dc9qg9.gifimg530/3901/d0d702aaa200003dc9qg9.gifimg530/3901/d0d702aaa200003dc9qg9.gifimg530/3901/d0d702aaa200003dc9qg9.gifimg530/3901/d0d702aaa200003dc9qg9.gif

37-Siz insanların içinden erkeklere mi gidiyorsunuz?165-Ve Rabbinizin ,sizin için yarattığı zevcelerinizi bırakıyor musunuz?Doğrusu siz tecavüzkâr bir kavimsiniz.(eş-şuarâ .sûresi .say.no.375)

img239/5543/iconwhoxj6.gifimg239/5543/iconwhoxj6.gifimg239/5543/iconwhoxj6.gifimg239/5543/iconwhoxj6.gifimg239/5543/iconwhoxj6.gifimg239/5543/iconwhoxj6.gifimg239/5543/iconwhoxj6.gif

166-Lût'a (peygamberlik verdik).Hatırlaki kavmine ,''siz gözünüz göre göre hâlâ o fuhşu(livata)yapacak mısınız?54-Siz kadınları bırakıp şehvetle mutlaka erkeklere mi gideceksizniz*Doğrusu siz, ne yaptığını bilmez bir kavimsiniz''dedi.(en-nemi sûresi .say.no.382)

55-Kendilerine Tevrât yükletilen ,sonra da onu taşımayan 8onunla amel etmeyen)kimselerin hali ,ciltlerle kitap taşıyan eşeğin hali gibidir.Allah'ın âyetlerini yalanlayan kavmin hali, ne çirkindir!..Allah ,zalim kavme hidâyet etmez.(el-cumua sûresi .say.no.554)

img210/3213/imageshq1.jpgimg210/3213/imageshq1.jpgimg210/3213/imageshq1.jpgimg210/3213/imageshq1.jpgimg210/3213/imageshq1.jpgimg210/3213/imageshq1.jpg

5-Biz küfredenlerin kalplerine korku düşüreceğiz.Şu sebeple ki :Onlar ,Allah'ın hiçbir burhan indirmediği şeyleri ona ortak koştular.Onların varacağı yer cehennemdir.O zalimlerin varacağı yer ne kötüdür.(Âl-imran sûresi .say.no.70)

img210/1378/imagesjpg6jjw3.jpgimg210/1378/imagesjpg6jjw3.jpgimg210/1378/imagesjpg6jjw3.jpgimg210/1378/imagesjpg6jjw3.jpgimg210/1378/imagesjpg6jjw3.jpgimg210/1378/imagesjpg6jjw3.jpgimg210/1378/imagesjpg6jjw3.jpg

Nasıl küfredebilirsiniz ki ,size Allah'ın âyetleri okunmakta ve içinizde Resûlu bulunmaktadır! Kim Allah'ın dinine sımsıkı tutunursa ,o, muhakkak doğru yola ulaştırılır.(Âl-imran sûresi.say.no.64)

img210/6065/qlinie2jb6.gifimg210/6065/qlinie2jb6.gifimg210/6065/qlinie2jb6.gifimg210/6065/qlinie2jb6.gifimg210/6065/qlinie2jb6.gifimg210/6065/qlinie2jb6.gifimg210/6065/qlinie2jb6.gifimg210/6065/qlinie2jb6.gif

101-Onlar öyle öyle kimselerdir ki ,halk kendilerine ,''Düşmanlarınız size karşı ordu topladı.Onlardan korkun!''dedi de bu,onların imanlarını artırdı ve,''Allah bize yeter ,hem o ne güzel vekildir''dediler.(Âl-imran sûresi.say.no.73)

img210/8828/redrose60qt5.gifimg210/8828/redrose60qt5.gifimg210/8828/redrose60qt5.gifimg210/8828/redrose60qt5.gifimg210/8828/redrose60qt5.gifimg210/8828/redrose60qt5.gif

173-Eğer Allah size yardım ederse ,size galip gelecek yoktur.Fakat sizi yardımsız bırakırsa ondan sonra size kim yardım edebilir?Müminler yalnız Allah'a tevekkül etmelidirler.(Âl-imran sûresi .say.no.72)

img210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gifimg210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gifimg210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gifimg210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gifimg210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gifimg210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gifimg210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gifimg210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gifimg210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gifimg210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gifimg210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gifimg210/4444/thumbbidibidicomhareketeg7.gif

160-Çünkü Rabbin ,dilediğine rızkıgenişletir,dilediğine daraltır.Şüphesiz O,kulların hallerinden haberdardır;her şeyi görendir.30-Bir de fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin.Onlara da ,size de rızkı biz veririz.Muhakkak onları öldürmek ,çok büyük bir günahtır.(el-isrâ sûresi.say.no.286)

img513/6305/klhfh0.jpgimg513/6305/klhfh0.jpgimg513/6305/klhfh0.jpgimg513/6305/klhfh0.jpgimg513/6305/klhfh0.jpgimg513/6305/klhfh0.jpgimg513/6305/klhfh0.jpgimg513/6305/klhfh0.jpgimg513/6305/klhfh0.jpg

31-De ki .Ben size bundan daha hayırlısını haber vereyimmi ?''Müttakîler için Rableri katında ağaçları altında ırmaklar akan cennetler vardır.Onlar orada ebedî kâlacaklardır.Yine orada temiz pâk zevcelerle Allah'tan bir rıza vardır.Allah kullarını hakkıyle görücüdür.(Âl-imrâN Sûresi.say.no.52)

img210/6148/guzelgrubum21nu5so8.jpgimg210/6148/guzelgrubum21nu5so8.jpgimg210/6148/guzelgrubum21nu5so8.jpgimg210/6148/guzelgrubum21nu5so8.jpgimg210/6148/guzelgrubum21nu5so8.jpgimg210/6148/guzelgrubum21nu5so8.jpgimg210/6148/guzelgrubum21nu5so8.jpgimg210/6148/guzelgrubum21nu5so8.jpg

15-Kendilerine tarafımızdan en güzel (saadet)mukadder olanlar var ya!İşte onlar ,cehennemden uzak kılınacaklardır.101-Onlar cehennemin hışıltısını bile işitmeyecekler,canlarının istediği şeyler içinde ebedî kalacaklardır.102-En büyük korku (kulun cehenneme atılma emri),bunların etmeyecek ve kendilerini melekler karşılayarak ;''İşte bu,size(dünyada)va'd olunduğunuz mutlu gününüzdür.''diyeceklerdir.(el-enbiyâ sûresi .say.no.331)

 img210/2317/gul2201zd1.gifimg210/2317/gul2201zd1.gifimg210/2317/gul2201zd1.gifimg210/2317/gul2201zd1.gifimg210/2317/gul2201zd1.gifimg210/2317/gul2201zd1.gif

103-Allah,münafıkların erkeğine ,dişisine ve bütün kâfirlere ebedî kalmak üzere cehennem ateşini va'd buyurdu.Bu onlara yeter.Allah onları rahmetinden uzaklaştırdı.Onlar için decamlı bir azap var(Et-tevbe sûresi.SAY.NO.198)

img230/3447/wwwantolojicom826291973nr3.jpgimg230/3447/wwwantolojicom826291973nr3.jpgimg230/3447/wwwantolojicom826291973nr3.jpgimg230/3447/wwwantolojicom826291973nr3.jpgimg230/3447/wwwantolojicom826291973nr3.jpgimg230/3447/wwwantolojicom826291973nr3.jpgimg230/3447/wwwantolojicom826291973nr3.jpgimg230/3447/wwwantolojicom826291973nr3.jpg

68-dEKİ .''Benim namazım ,ibadetlerim ,hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.162-Onun ortağı yoktur.Ben bununla emrolundum ve müslümanların ilkiyim.''(el-enâm.sûresi .say.no.151)

img210/6218/20887440909536tvst2.gifimg210/6218/20887440909536tvst2.gifimg210/6218/20887440909536tvst2.gif

163-Hiç bir şey hakkında da sakın;''Ben bunu yarın yaparım''deme.23-Ancak sözünü Allah'ın dilemesine bağlayarak''İnşaallah''de.Unuttuğun vakit Allah'ı an ve''Umulur ki Rabbim ,beni bundan daha yakın bir zamanda dosdoğru bir muvaffakiyete ulaştırır''de.(el-kehf sûresi .say.no.297)

img210/7341/70184633dv4.jpgimg210/7341/70184633dv4.jpgimg210/7341/70184633dv4.jpgimg210/7341/70184633dv4.jpgimg210/7341/70184633dv4.jpg

24-Haram ay, haram aya karşılıktır.(o ayda onlar sizinle nasıl çarpıştılarsa,siz de onun gibi bir ayda onlarla çarpışın!)Bütün hürmetler karşılıklıdır.O halde kim size saldırırsa ,sizde ona aynen size yaptığı tecavüz gibi ,saldırın.Ama Allah2tan korkun.Ve biilin ki ,Allah takvâ sahipleriyle beraberdir.(el-bakara sûresi.say.no.31)

img513/2109/siyahgulsx9.jpgimg513/2109/siyahgulsx9.jpgimg513/2109/siyahgulsx9.jpgimg513/2109/siyahgulsx9.jpgimg513/2109/siyahgulsx9.jpgimg513/2109/siyahgulsx9.jpg

194-Eğer bir ceza vermek isterseniz ,size yapılanın misliyle verin.Ama sabrederseniz,and olsun ki , bu mutlaka sabredenler için daha hayırlıdır.(en-nahi sûresi.say.no.282)

img63/2161/b80149mumgiflb7.gifimg63/2161/b80149mumgiflb7.gifimg63/2161/b80149mumgiflb7.gifimg63/2161/b80149mumgiflb7.gifimg63/2161/b80149mumgiflb7.gifimg63/2161/b80149mumgiflb7.gifimg63/2161/b80149mumgiflb7.gifimg63/2161/b80149mumgiflb7.gifimg63/2161/b80149mumgiflb7.gif

126-Ey iman edenler! Allah yolunda cihada çıktığınız vkit,iyice açıklık kazanmasını bekleyin,size islâm selamı veren kimseye -dünya hayatının geçici menfaatına göz göz dikerek-''sen mü'min değilsin!''demeyin.Allah katında çok ganimetler vardır.Önce siz de öyleydiniz.Allah size kerem buyurdu.(durumun)açıklığakavuşmasını bekleyiniz.(iyi anlayın,dinleyiniz).Muhakkak kiAllah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.(en-nisâ sûresi.say.no.94)

img210/6059/autumnleavesbkgrd19tdzn2.gif

94-Ey iman edenler !Hiç bir kavim ,diğer bir kavimle alay etmesin.Olur ki alay edilenler kendilerinden daha hayırlıdırlar.Bir takım kadınlarda diğer kadınlarla alay etmesinler .Olur ki alay edilenler,kendilerinden daha hayırlı bulunurlar .Hem birbirinizi ayıplamayın.Ve kötü lâkaplarla atışmayın.İmandan sonra fâsıklıkla adlanmak ne kötü bir isimdir!Kim de tevbe etmezse ,işte onler zalimlerin tâ kendileridir.

 img213/8425/redbflyccanibl4.gifimg213/8425/redbflyccanibl4.gifimg213/8425/redbflyccanibl4.gifimg213/8425/redbflyccanibl4.gifimg213/8425/redbflyccanibl4.gifimg213/8425/redbflyccanibl4.gif

11-Başınıza her ne belâ gelirse ,hep kendi ellerinizin kazandığı(günahlar)yüzündendir.Böyle iken  (Allah)bir çoğunu da bağışlar.(eş-şûra sûresi.say.no.487)

img127/773/bl62cn8ak1.gifimg127/773/bl62cn8ak1.gifimg127/773/bl62cn8ak1.gifimg127/773/bl62cn8ak1.gifimg127/773/bl62cn8ak1.gif

30-Mahlûkatı ilkin yaratan sonra,tekrar diriltecek de olan O'dur .Bu O'na daha kolaydır.Göklerde ve yerde en yüce sıfat O'nundur.O,güçlü ve hikmet sahibidir.(er-rûm sûresi.say.no.408)

img213/1605/wwwresimcitycomsarigulpa4.jpgimg213/1605/wwwresimcitycomsarigulpa4.jpgimg213/1605/wwwresimcitycomsarigulpa4.jpgimg213/1605/wwwresimcitycomsarigulpa4.jpgimg213/1605/wwwresimcitycomsarigulpa4.jpg

27-O takvâ sahipleri ki,bollukta ve darlıkta sadaka verirler ,öfkelerini yenerler;insanların kusurlarını bağışlarlar.Allah da iyilik edenleri sever.(Âl-i imran sûresi.say.no.68)

img213/2108/1allahvo6.gifimg213/2108/1allahvo6.gifimg213/2108/1allahvo6.gifimg213/2108/1allahvo6.gif

134-Onlar ki,''Ey Rabbimiz!Biz gerçekten inandık,sen de bizim günahlarımızı af buyur.Ve bizi cehennem azabından koru!''derler.16-O,sabredenleri ve sadakat gösterenleri,O ,divan duranları,O,infak edenleri ve O, seher vakti istiğfar edenleri....(hep görür.(Âl-i imran sûresi.say.no.53)

img47/647/tnroses0842ix7.jpgimg47/647/tnroses0842ix7.jpgimg47/647/tnroses0842ix7.jpgimg47/647/tnroses0842ix7.jpgimg47/647/tnroses0842ix7.jpgimg47/647/tnroses0842ix7.jpgimg47/647/tnroses0842ix7.jpgimg47/647/tnroses0842ix7.jpg

17-Gerçekten Rabbinin azabından korkarak titreyenler,57-İşte bunlar ,hayırlarda sürat yarışı yaparlar.Hem de(Allah'ı ezelî ilminde)öne geçmişlerdir.(el-mûmin sûresi .say.no.347)

img105/2177/senibeklemek9sv18ftwz7pum1.pngimg105/2177/senibeklemek9sv18ftwz7pum1.pngimg105/2177/senibeklemek9sv18ftwz7pum1.pngimg105/2177/senibeklemek9sv18ftwz7pum1.pngimg105/2177/senibeklemek9sv18ftwz7pum1.pngimg105/2177/senibeklemek9sv18ftwz7pum1.png

61-De ki:''Rabbim adaleti emir buyurdu.Hem mescidde yüzünüzü kıble tarafına çevirin ve dinde samimi olarak 0'na ibadet edin.İlkin sizi nasıl O yarattı ise,yine O'na döneceksiniz.''(el-a'raf sûresi.say.no.154)

img63/889/5304524badbp3.gifimg63/889/5304524badbp3.gifimg63/889/5304524badbp3.gifimg63/889/5304524badbp3.gifimg63/889/5304524badbp3.gif

29-Hele o tevbe edenler,ibadet edenler ,hamd edenler,oruç tutanlar....o rükûa varanlar,secdeye kapananlar,iyiliği emir,kötülüğü yasak edenler ve Allah'ın hududunu muhafaza edenler(yok mu).Sen (böyle olan)mü'minlere(cennet)müjdele.(et-tevbe sûresi.say.no.206)

img63/8283/g1vk3.jpgimg63/8283/g1vk3.jpgimg63/8283/g1vk3.jpgimg63/8283/g1vk3.jpg

112-Ey Rabbimiz !Bizi yalnız sana boyun eğen Müslümanlar yap!Ve soyumuzdan yalnız sana boyun eğen bir ümmet yarat!Bizlere ibadet yerlerimizi göster,tevbemizi kabul buyur.Çünkü tevbeleri kabul eden ve merhametli olan ancak sensin!(el-bakara.sûresi.say.no.21)

img63/9182/5kpt2.jpgimg63/9182/5kpt2.jpgimg63/9182/5kpt2.jpgimg63/9182/5kpt2.jpgimg63/9182/5kpt2.jpg

128-Ey Rabbimiz!Bize verdiğin hidâyetten saptırma!Senin tarafından bize bir rahmet ihsan eyle!çünkü çok bağışlayan ancak sensin!(Âl-i imran sûresi.say.no.51)

 

DUALAR GÜNLER

DUALAR GÜNLER

Dualar Bölümü


Giriş

Sistemde 11 kategori ve toplam 91 kayıtlı dua bulunmaktadır.

Kur'an'da Duâ Hadîslerde Duâ
Peygamberimizin Duâlarından Örnekler Duâ Âdâbı
Tevbe ve İstiğfar Hamdele
Besmele Günün Belli Zamanında Okunacak Duâlar
Salvele Muhtelif Vesilelerle Okunacak Duâlar
Mübarek Gün ve Gecelerde Yapılacak Dualar Ana Menüye Geri Dön


Günün Belli Zamanında Okunacak Duâlar

(Günlük Dualar)

Bu bölümde 30 kayıtlı dua bulunmaktadır.

Seher Vaktinin Fazileti Abdest Duâları
Aksırınca Okunacak Duâlar Alış-Verişte Okunacak Duâ
Teheccüde Kalkınca Okunacak Duâ Camiye Girip-Çıkarken Okunan Duâlar
Evden Çıkarken Eve Girerken Okunan Duâ Ezandan Sonra Okunacak Duâ
Uykudan Kalkınca Okunacak Duâ Tuvalete Girerken ve Çıkarken Okunan Dûalar
Sabah Namazından Sonra Okunacak Duâ Ayetleri Binite, Ata veya Arabaya Binerken Okunacak Duâ
İstihare Namazı ve Duâsı Erken Kalkmak İçin
Akşamleyin Okunacak Duâ Yatsıdan Sonra Okunacak Duâ Ayetleri
Sabah Namazına Kalkmak İçin Yeni Elbise Giyerken Okunan Duâ
Namazda Okunacak Duâlardan Namazdan Sonra Duâ
Cuma Gününde Duâ Cuma Namazından Sonra Duâ
Yatarken Okunacak Duâ Yemek Duâsı
Su İçildiğinde Okunacak Duâ İmam-ı Azam''ın Tesbih Duâsı
Secde Ayeti Okununca Yapılacak Duâ Rüyada Korkanın Okuyacağı Duâ
Tecdid-i İman ve Nikah Duâsı Tevbe İstiğfar Duâları


Muhtelif Vesilelerle Okunacak Duâlar

(Hayatımızın her anında çeşitli vesilelerle okunacak dualar)

Bu bölümde 26 kayıtlı dua bulunmaktadır.

Sefere Çıkarken Okunacak Duâlar Gemiye Binerken Okunacak Duâ
Gazâdan Yahut Hacdan Dönerken Okunacak Duâ Şifa Duâları
Şifa Ayetleri Şifa Duâsı
Mü'minler İçin Duâ Üzüntülü İken Duâ
Hastaya Okunacak Duâlar Sıkıntılı İken Duâ
Borçtan Halâs Olmak (Kurtulmak) İçin Maîşet Darlığında
Ölüm Haberi Duyunca Gök Gürleyince Okunacak Duâ
Rüzgar Esince Okunacak Duâ Nazar ve Göz Değmesi Duâsı
Yağmur Duâsı Belâ, Tuzak ve İlâhî Gazabdan Korunmak
Düşman Korkusundan Kurtulmak İçin Ölü Kabre Konunca Okunacak Duâ
Hoşlanılan veya Hoşlanılmayan Durumların Zuhurunda Gözünü Semâya Kaldırınca
Hilâl'i Görünce Aynaya Bakınca
Selâm Âyetleri Hıfz Âyetleri


Senenin Muayyen Zamanında Okunacak Duâlar

(Senelik Dualar)

Bu bölümde 20 kayıtlı dua bulunmaktadır.

Berat Gecesi Duâsı Muharrem'in 1'inde (Senenin Birinci Günü) Okunacak Duâ
İftarda Yapılacak Duâ Muharrem Ayının Birinci ve Onuncu Günleri Okunacak Duâ
10 Muharrem'de Yedi Defa Okunacak Duâ Kadir Gecesi Yapılacak Duâ
Kurban Duâsı Aşûra Gününün Faziletleri
Safer Ayında Okunacak Duâlar Salavât-ı Şerife
Salât-ı Tefriciye Salâten Tüncînâ
Receb Ayında Okunacak Duâ Leyle-i Regâib
Mi'rac Gecesi Namazı Üç Aylara Girildiğinde Okunan Duâ
Leyle-i Kadir Senenin Sonunda Okunacak Duâ
Arefe Günü Duâsı Bayram Geceleri
 

 

 

Mübarek Aylar, Mübarek Günler ve Geceler


Üç Aylara Girerken Recep Ayı
Regaib Kandili (19/20Temmuz 2007) Miraç Kandili (10/11 Ağustos 2007)
Şaban Ayı Berat Kandili (27/28 Ağustos P.tesi/Salı 2007)
Ramazan Müjdesi (13 Eylül 2007) Ramazan Özel Dosyası
Kadir Gecesi (8/9 Ekim P.tesi./Salı 2007) Ramazan Bayramı (12/13/14 Ekim Cuma/C.tesi/Pazar 2007)
Üç Aylar ve Sonrası Şevval Ayı
Kurban ve Kurban Bayramı (19 Aralık Arefe)
20/21/22/23 Aralık 2007)
Kurban Özel Dosyası
Muharrem Ayı ve Aşure Günü (29 Ocak P.tesi 2007) Mevlid Kandili (30 Mart - 5 Nisan 2007 Kutlu Doğum Haftası)
Safer Ayı (19 Şubat P.tesi 2007) Kandil ve Bayram Mesajları

 

 

İŞTE DÜNYANIN MERKEZİ İŞTE TÜRKİYE

  
             img228/3223/ehtyazi1212to5sl7.jpg               
      img210/8379/imza1sdaw5.gif img98/9818/avatar484js0.gif     img46/1484/avatar3339cj1.jpgimg132/6364/navbitsstartta4vb0yy1.gifimg98/3039/yeniatatrkgc0.gif
 img98/7826/trkiyeyh6rx5.gifimg116/8069/slaytvatanpk7.gifimg98/1371/yenipkkwi9.gif
img88/1758/y1p7psjy3l4hm89cuixkvrzhp2.jpgimg88/3698/y1p5ahkr25gpx8fccowu3gnpw4.gif
 
 img98/8394/mehmetikslaytup2.gifimg98/9615/askerrsv2.png
BİZ TÜRK'ÜZ ,BİZ ATATÜRK'ÇÜYÜZ ,BİZ OSMANLIYIZ BUNU TÜM DÜNYA BİLSİN BU ÜLKE İÇİN YAPAMAYACAĞIMIZ ŞEY YOKTUR
DAHA ÖNCE YAPTIKLARIMIZ UNUTULMASIN ÜLKEMİZ İÇİN YİNE VARIZ CANLA BAŞLA ÜLKEMİZ İÇİN KAN DÖKMEKSE SON DAMLASINA KADAR DÖKMEYE HAZIRIZ BU VATAN İÇİN BİZ TÜRK'ÜZ .............
''YETER ARTIK CANIMIZI YAKTIĞINIZ İÇİMİZ ACIYOR CANIMIZ YANIYOR BUNA DUR DEMEYE HAZIR DÜNYANIN HER YERİNDE TÜRK KANI OSMANLI KANI TAŞIYAN SAYISIZ MİLLETİZ BİZ UNUTMAYINKİ BİZLER ADIMIZDAN ÇOK SÖZ ETTİRDİK SÖZ ETTİRMEKSE GÜÇ O GÜÇ BİZDE DAMARLARIMIZDA VAR BİZLER MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÇÜYÜZ SAKIN SANMAYINKİ ATAMIZ ÖLDÜ HER BİRİMİZ ATAMIZIN BİZE BIRAKTIĞI CESARETTTE ,GÜÇTEYİZ BİZ MEHMETÇİĞİZ HİÇ BİR ZAMAN İNMEYECEK AY YILDIZLI AL  BAYRAĞIMIZ YÜKSEKLERDE  DALGALANMASI İÇİN HER ŞEYE HAZIRIZ  BU VATAN BİZİM BU VATAN TÜRK MİLLETİNİN BU VATAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN BU VATAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN MİLLETİNİNDİR VE HEP BÖYLE KALACAK
 

EY İMAN EDENLER

 

 

 img515/6010/114771563350ah1rl3.jpg  img210/9785/x1pglip38xxbl3gso1ysry0gr5.gif            img210/9840/0231kg8zc9uaoj3.gif          

O ALLAH ki , ondan başka ilah yoktur.

Gaybı da , müşahade edilebileni de bilendir.

Rahman , Rahim olan O 'dur .

O ALLAH ki , O' ndan başka ilah yoktur.

Melik'tir ; Kuddûs'tür; Selam'dır; Mü'min'dir; Müheymin'dir; Aziz'dirCebbar'dır; Mütekebbir'dir.

Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok yücedir. (Haşr suresi, 22-23)   

img515/7527/resim200511231008491142tb3.jpg

Ey iman edenler bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar ; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar.Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi ' olmadık-kötü lakaplarla ' çağırmayın.İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir.Kim tevbe etmezse, işte onlar , zalim olanların ta kendileridir.(Hucurat Suresi , 11)

 img514/5817/1277256eo3.jpg

 

 
 

ALLAH'IN İSİMLERİ VE ANLAMLARI


 

img108/3225/y1pcnn7cnd0okrkdlyb9gmcmx2.gif

ADL''adil olan,adaleti emreden''

AFÜVV''affı çok olan''

AHİR''herşeyin yokoluşundan sonrada var olan''

AHKAM-ÜL HAKİMİN''hüküm verenlerin hakimi''

ALİM''herşeyi çok iyi bilen''

ALİYY''çok yüce olan''

ASİM''koruyan''

AZİM''pek azametli,büyük olan''

AZİZ''üstün ,kuvvetli,güçlü,şerefli,mağlup edilmesi mümkün olmayan,galip olan''

BAİS''gönderen(peygamber),uyandıran,dirilten''

BAKİ''devam eden,fani olmayan''

BARİ''yaratan ,kusursuzca var eden''

BASİR''iyi gören''

BASIT''açan ,genişleten,bollaştıran''

BATIN''gizli''

BEDİ''örneksiz olarak yaratan''

BERR''kullarına karşı iyiliği çok olan''

CAMİ''istediğini,istediği zaman ,istediği yerde toplayan''

CEBBAR''dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan''

DA'I''çağıran''

DAFİĞ''belaları def eden,çevirici''

DARR''zarar verici şeyleri yaratan''

ERHAMURRAHİMİN''merhamet edenlerin en merhametlisi''

EVVEL''ilk''

FALİK''yaran,yarıcı(karanlığı yarıp sabahı çıkaran ,tohumu yaran)

FASIL''ayıran,açıklayan''

FATIR''yaratan,icad eden''

FETTAH''çok iyi hüküm veren,açan,hükmeden''

GAFFAR''mağfiretli,bağışlaması çok olan''

GANİYY''çok zengin,herşeyden müstağni olan''

HABİR''herşeyin iç yüzünden ,gizli taraflarından haberdar''

HADİ''hidayet lütfeden,doğru yola ulaştıran''

HAFID''yukarıdan aşağıya indiren''

HAFIZ''koruyan,gözeten,muhafaza eden''

HAKEM''hükmeden,hakkı yerine getiren''

HAKİM''hikmet sahibi,sağlam,muhkem olan''

HAKK''varlığı hiç değişmeden duran''

HALIK''herşeyin varlığı ve varlığı boyunca görüp geçireceği halleri,hadisleri tespit ve tayin eden ve ona göre yaratan,yoktan var eden''

HALİM''çok yumuşak olan''

HAMİD''ancak kendisi'ne şükredilen,bütün varlığın diliyle yegane övülen''

HASİB''hesap gören''

HAYY''diri,herşeyi bilen ve herşeye gücü yeten''

KABID''sıkan,daraltan''

KABİL''kabul eden,icabet eden,bağışlayan''

KADİ''hükmünü yerine getiren,işini bitiren''

KADİM''önceden yapan,önceden bildiren''

KADİR''istediğini istediği gibi yapmaya gücü yeten''

KAFİ''yeterli,varlığı mevcudatın bütün ihtiyaçlarına teten''

KAHHAR''kahreden,herşeye,her istediğini yapacak surette galip ve hakim olan''

KAİM''idare edip ayakta tutan''

KARİB''yakın olan''

KASİM''kısımlandıran,rızıkları,nimetleri adalet,hikmet ve rahmet içinde taksim edip herkese nasibini veren''

KAVİ''pek güçlü olan''

KEBİR''pek büyük''

KERİM''keremi bol,cömert olan''

KUDDÜS''hatadan,gaflettenve her türlü eksiklikten çok uzak,pek temiz''

LATİF''lütuf sahibi,lütfedici olan''

MAKİR''tuzak kuran''

MALİK-İ YEVMİD-DİN''din gününün sahibi''

MALİK-ÜL MÜLK''mülkün ebedi sahibi''

img47/2905/textandquotes230bp5.jpg

MECİD''şanı büyük ve yüksek''

MELCA''kendisine sığınılan''

MELİK''bütün kainatın sahibi ve mutlak surette hükümdarı''

METİN''çok sağlam olan''

MEVLA''dost,sahip,müminlerin dostu olan,onlara hayır yolları açan ve onlara muvaffak kılan''

MUAHHİR/MUKADDİM''istediğini geri koyan,arkaya bırakan,istediğini ileri geçiren,öne alan''

MUAZZİB''azaplandıran''

MUHİT''kuşatan''

MUBKİ/MUDHİK''ağlatan/güldüren''

MUVEFFİ''ahdini yerine getiren,tastamam veren,ödeyen''

MUHSİ''sonsuzda olsa,herşeyin sayısını bilen''

MUHSİN''ihsanı olan,veren''

MUHYİ''can bağışlayan,sağlık veren,dirilten,yaşatan''

MUKALLİB''çeviren(kalpleri)''

MUKMİL''kemale erdiren''

MUKTEDİR''kuvvet ve kudret sahiplerinin üzerinde olan''

MUNTAKİM''intikam alan,suçları müstahak oldukları cezaya çarpan''

MUSAVVİR''tavsir eden,herşeye şekil ve suret veren''

MÜBEŞŞİR''müjdeleyen''

MÜBEYYİN''açıklayan''

img211/9163/baterftn4.gif

MÜDEBBİR''idare eden,yöneten,bütün yaratılmışları düzenle ve dengeyle idare eden ve birbirine yardımcı eden''

MÜ'MİN''emniyet verici emin kılan''

MUCİB'kendine yalvaranların isteklerini veren,icabet eden''

MÜHEYMİN''gözetici ve koruyucu olan''

MÜTEALİ''aklın alabileceği herşeyden pek yüce''

MÜTEKEBBİR''herşeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren''

MUSEVVA''şekillendirenidüzenleyen''

MÜSTEAN''kendisi'ne ihtiyaç olunan ve kendisi'nden yardım beklenen''

MUTAHHİR''temizleyen,şirkten,kötülükten,manevi kirlerden temizleyen''

MÜYESSİR''hayırda ve şerde kulunun yolunu kolaylaştıran,dinde kolaylıkveren,hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyen''

MÜZEKKİ''her kusur ve ayıptan,manevi kirlerden kullarını temize çıkaran,temizleyen''

MÜZEYYİN''süsleyen''

MÜZİL''zillete düşüren,hor ve hakir eden''

MUĞNİ''istediğini zengin eden''

NASIR''yardım eden''

NUR''alemleri nurlandıran ,istediği simalara,zihinlere ve gönüllere nur yağdıran''

BABBİL ALEMİN''alemlerin rabbi

RAFİ''yukarı kaldıran,yükselten''

RAHMAN-RAHİM''merhamet eden,verdiği nimetleri iyi kullananları daha büyük ve ebedi nimetler vermek suretiyle mükafatlandıran,ezelde bütünyaratılmışlar hakkında hayır ,rahmet ve irade buyuran,sevdiğini sevmediğini ayırt etmeyerek sayısız nimetlere kavuşturan''

RAKIB''bütün varlıklar üzerinde gözcü olan ,bütün işler kontrolü altında tutan''

 

img221/2023/33389054wh8.png

RAUF''pek esirgeyen,çok acıyan''

REZZAK''rızık veren ,insanların faydasına olmak üzere nimetleri veren''

SAMED''hacetlerin bitirilmesi,ızdırapların giderilmesi için tek merci olan''

SADIK''vaadine sadık,doğru''

SAİK''cehenneme süren''

SANİ''sanatçı,nihayetsiz güzellikleri sanatının içinde yaratan''

SELAM''her türlü tehlikelerden kullarını selamete çıkaran,cennetteki kullarına selam eden''

SEMİ''işiten''

ŞAFİ''şifa veren''

ŞEFİ''şefaatçi''

ŞARİH''açan''

ŞEHİD''şahit olan,herzaman ve her yerde hazır ve nazır olan''

ŞEKÜR''kendi rızası için yapılan işlere daha güzeliyle karşılık veren''

TEVVAB''tevbeleri kabul edip günahları bağışlayan''

VAHİD''tek olan,zatında,sıfatlarında,işlerinde,isimlerindeihükümlerinde,asla ortağı veya benzeri,dengi bulunmayan''

VARİS''servetlerin geçici sahipleri elleri boş olarak yokluğa döndükten sonra varlığı devam eden ,servetlerin hakiki sahibi''

VASİ''geniş olan''

VEDUD''iyi kullarını seven ,onları rahmet ve rızasına erdiren,yahut sevilmeye ve dostluğa kazanılmaya tek layık olan''

VEHHAB''bağışı çok olan,karşılıksız armağan eden''

VEKİL''işlerini kendisi2ne bırakanların işini düzeltipionların yapabileceğinden daha iyisini temin eden''

img220/4224/1allahez6.gif

VELİ''iyi kullarına dost olan''

ZÜLCELAL-İ VE'L İKRAM''hem büyüklük sahibi hem kerem ve ikram sahibi olan''

ZAHİR''aşikar olan''

 

 
Photo 1 of 33